Bayramlar dinimizce de önemli olan akraba ziyaretlerinin, sosyal dayanışma ve yardımlaşmaların yapıldığı çok önemli günlerdendir.
Gelinkaya’da bayram hazırlıkları günler öncesinden başlar. Çocukları sevindirecek yeni elbiseler, ayakkabılar alınmasına özellikle önem verilir. Çocukların yıl boyu giyecekleri elbiseler ya da lastik ayakkabılar, bayramdan önce alınarak onlara bayram sevinci erkenden yaşatılır. Maddî imkânı iyi olmayan kişiler bile bayram için durumlarını zorlayarak çocuklarına yeni kıyafetler almaya özen gösterirler.
Evlerin temizliği, boyası kirlenmiş evlerin yeniden boyanması, bayram öncesinde ihmal edilmeyen hazırlıklardandır.
Arife günü, mezar ziyareti ihmal edilmez. Kadınlar özellikle arife günü mezarları ziyaret ederler. Ölüler hatırlanır, ruhlarına fatihalar gönderilir. Kadınlar, ölülerin ruhlarına sevabının ulaşacağını ümit ederek, bisküvi, pasta, şeker, mevsim meyveleri gibi yiyecekleri çocuklara dağıtırlar. Elinde, şıbriye denen buğday sapından yapılan kabıyla gelen kadını gören çocuklar, “Hale! Hale” [Teyze! Teyze!] diye bağırarak kadına doğru koşarlar. Dağıtılan yiyeceklerden kapmak, ayrı bir zevktir.
Başka bir bayram telaşı da, gelen misafirlere ikram edilecek şekerlemenin alınması ve yemeklerin hazırlanmasıdır. Bayramların değişmeyen ikramı şekerlemedir. Kişiler, bütçelerine göre genellikle büyüklere daha pahalısını, küçüklere ise ucuzunu ikram etmek için şeker tedarikini yaparlar. Diğer ikramlar ise bayram yemeğidir. Bunun telaşını büyük ölçüde kadınlar yaşarlar. Yemek, bayram sabahı yendiği için hazırlıklara bir gün öncesinden başlanır. Yemekler, gece pişirilir; bunun için kadınlar geç saatlere kadar uyumaz. Bayram için yapılan yemeklerin başında Bulgur pilavı ve Et Gelir.
Bayram namazını ilçenin büyük camiinde kılan erkekler, önce mezara giderler. Bu arada karşılaşanlar tokalaşır, birbirlerine sarılarak bayramlaşırlar. Tokalaşırken salâvat getirilir. Erkeklerin bayram namazından sonra mezar ziyareti yapmaları, önemli bir âdettir. İnsanlar, hem mutlu günlerinde ölümü hatırlamış olurlar; hem de vefat etmiş yakınlarına olan saygı ve vefalarını bu ziyaretlerle gösterirler. Herkes bildiği kadarıyla yasinler ve fatihalar okuyarak sevabını ölülerine gönderir. Mezar ziyaretinden sonra eve gelen erkekler aile bireyleriyle bayramlaşırlar. Küçükler dört gözle büyüklerin kendilerine verecekleri harçlığı beklerler. Bayramlaşma faslından sonra bayram yemeği yenir. Yakın olan kişiler, birbirlerinin bayram yemeğinde bulunur. Sofra, gelecek misafirlere yemek ikram etmek için bir süre kurulu kalır.
Yaşlı kişiler, genellikle gelen ziyaretçileri karşılamak ve onların bayram tebriklerini kabul etmek için evde beklerken gençler, babalarını ve ailelerini temsilen komşulardan ve akrabalardan başlayarak bayram ziyareti yaparlar. Kimin bayram ziyaretine gidip gitmediğine dikkat edilir ve mazeretsiz olarak bayram ziyareti yapmayanların bu davranışı daha sonra eleştiri konusu olur.
Bayramların tadını özellikle çocuklar çıkarır; bayram şekeri almak için bütün evler sıra ile gezilir. “‘idkın ımbarık” (Bayramınız mubarek olsun ) diye seslenerek gelen çocuklara, ev sahipleri ( Aleykın u ale kımmıllılıkın kıssene bilhayr ıt aydun ) diye cvap vererek şeker ikram ederler. Güzel şeker ikram edenler olduğunda çocuklar birbirlerine bunu hemen haber verirler. Bu da o eve yapılan ziyaretlerin artmasını sağlar. Çocuklar, bayramda topladıkları şekerleri özenle saklayarak ileriki günlerde yerler.
Bayramlaşma faslı öğlene kadar tamamlanmış olur. Öğleden sonra erkeklerin evlere yaptıkları ziyaretlerin yerini kadınların yakınlarına, özellikle de baba evine yaptıkları ziyaretler alır.