Mardin Ýlçeleri

Gelinkayalýlar Derneði

  Mardin Ýlçeleri

                                                      MÝDYAT

   Midyat'ýn  coðrafi olarak konumu, doðusunda Dargeçit ilçesi, batýsýnda Ömerli ilçesi, kuzeybatýsýnda Savur ilçesi, kuzeyinde  Batman iline baðlý Gercüþ ilçesi, güneyinde Nusaybin ilçesi, güney doðusunda ise Þýrnak  iline baðlý Ýdil ilçesi yer almaktadýr.  Bu ad, ibadet edenlerin daðý, diyarý anlamýnda kullanýlýr. Bu bölgenin yüzölçümü 10.000 Km2’den fazladýr.

Ýlçenin ismi ve ilk kuruluþu konusunda, deðiþik görüþler bulunmaktadýr. Bazý kaynaklara göre, Ýlçenin adý bir çok deðiþimlerden sonra Farsça, Arapça ve Süryanice karýþýmýndan meydana gelmiþ “AYNA” anlamýna gelmektedir.

Baþka bir rivayete göre de Midyat, Maðaralar Kenti anlamýna gelen “MATÝATE” kelimesinden ismini almýþtýr. Bu görüþü ileri sürenler, “MATÝATE” isminin Asur yazýtlarýnda M.Ö. 9.Yüzyýlda geçtiðini ifade etmektedirler. Bu görüþe paralel olarak Midyat’ta ilk yerleþim yerinin maðaralar olduðunu gösteren “Elath” mevkiinin (Midyat’a 3 Km. uzaklýkta ve Acýrlý Beldesi yakýnýnda bulunan Ziyaret-Mesire Yeri) Romalýlar döneminden günümüze kadar geldiði söylenmektedir.

      1973 Mardin Ýl yýllýðýnda Ýlçenin tarihçesi hakkýnda þu bilgiler yer almaktadýr: Orta Asya’dan göçüp Anadolu’ya gelen Eti Türkleri, Mezopotamya dediðimiz Dicle ve Fýrat Nehirleri arasýnda yer alan  ve verimli topraklara sahip olan bölgeye yerleþmiþlerdir. ( M.Ö. 2000 yýllarýnda ) Bölgeden geçiþleri sýrasýnda Midyat’ý  büyük bir maðara þehri halinde kurup, hayvanlarýný da burada barýndýrmýþlardýr. Midyat'ýn altýndaki maðaralar o devirlerde barýnak olarak kullanýlmýþlardýr. Bu maðaralarýn birbirleri ile baðlantýlarý vardýr. Daha sonralarý bu bölgeye Orta Asya  Türklerinin öncü göçebeleri olan Komuk Türkleri gelip yerleþir.

      Bölgeye gelip yerleþen Komuklar, asýrlarca Asurilerle savaþmýþlardýr. Bu dönemlerde Asurilerin birkaç defa bölgeyi ele geçirdiði görülmektedir. Ancak bu istilalarý pek uzun sürmez ve her defasýnda çekilmek zorunda kalmýþlardýr. Nitekim Asur Hükümdarý Týglatninip zamanýnda Komuklar, tamamen duruma hakim olmuþlardýr. M.Ö. 500-100 yýllarý arasýnda bölge, deðiþik kavimlerin istilasýna uðramýþtýr. Makedonyalýlar, Persler, Romalýlar bu bölgede hüküm sürmüþlerdir. Midyat’ ýn asýl meskun hale geliþi veya bölge olarak kuruluþu Selefkuslar devrine rastlamaktadýr (M.Ö.180 Yýllarý).

      M.S. V. yy kadar Hýristiyanlýk bölgeye hakim olmuþtur. VI. asýrdan sonra, Ýslamiyet’ in yayýlýþý ile birlikte Arap akýnlarý baþlamýþ ve VII. yüzyýlda Halit B. Velid ordularý bölgeyi fethetmiþlerdir. Abbasiler döneminde bölgede imar ve kalkýnma hareketleri görülmüþtür. Midyat köylerinin ekserisi Harun El Reþit döneminde kurulmuþtur. Harun El Reþit’in oðlu Memun’un Türk-Arap karýþýmý olarak kurduðu büyük bir ordu Cizre-Mardin eski patika yolu boyunca yüz karakola yerleþtirilmiþtir. Mahalmiler böyle doðmuþlardýr. Midyat ve çevresindeki köylere verilen “MAHALMÝ” adý buradan gelmektedir. Mahalmi; yüz mahalle, yüz yer, yüz ordugah anlamýna gelir ve bugün de Cizre’den Mardin’e kadar eski patika yolu, özellikle eski Baðdat yolu üzerindeki (bu kervan yolu üzerindeki) bu köyler, Türkçe, Süryanice ve aðýrlýklý olarak Arapça karýþýmý Mahalmice diye tabir edilen bir dili konuþur. Bu köyler: Söðütlü, Þenköy, Acýrlý, Çavuþlu, Sarýkaya, Gelinkaya, Düzgeçit, Ovabaþý, Ziyaret, Estel Kesimi, Yolbaþý, Sarýköy, Düzova, Yayvantepe, Eðlence, Pelitli'dir.

      Mahalmice konuþan bu köylerimizin sakinleri konusunda baþka görüþler de vardýr. Bir görüþe göre bunlar, Necef Çölünde yaþayan cengaver ve savaþçý Benihilal kabilelerinden. Büyük bir kýsmýnýn Orta Asyalý Türklerden olduðu da rivayet edilir. Cizre ile Mardin arasýnda Midyat bölgesinde yerleþtirmekle Bizans’a karþý hem savunma hem de futuhat politikasý takip etmiþ olan Memun, Estel Camii’ni ve Derizbin (Acýrlý) Camii’ni inþa ettirmiþtir. Prof. H. Hollerweger’ e göre, Mardin’in doðusuna ve Midyat’ýn batýsýna düþen Mhalmoye’nin bir çok büyük köyü, 1209 yýlýndan önce Hýristiyanlýktan Ýslamiyet’e geçmiþlerdir

        XI. yüzyýlda Artuk Devleti geniþleyerek, batýda Halep, doðuda Musul ve Bitlis, Kuzeyde Harput (Elazýð), güneyde Darzuru içine alýr.Ýþte Midyat da, bu dönemde Mardin, Hasankeyf ve Musul eyaletleri arasýnda irtibat vazifesi gören bir bölge olarak en parlak devirlerinden birini yaþamýþtýr. Bu tarihte bölgenin merkezi Derizbin ( Acýrlý ) köyüdür. Derizbin beyleri Artukoðullarýna baðlý yarý müstakil bir beylik olarak hüküm sürüyorlardý. Mervaniler ve Eyyübiler’den sonra Midyat 1535 yýlýnda Býyýklý Mehmet Paþa komutasýndaki Osmanlý ordusu tarafýndan ele geçirilmiþtir. 1838 yýlýnda Diyarbakýr Valisi Ali Paþa tarafýndan ziyaret edilen Midyat’ta, bir redif taburu teþkil edilir.

         1810 yýlýnda ilçe olan Midyat, 1915’te Cevat Paþa tarafýndan  imar görülmüþtür. Askeri Kýþla, Cevat  Paþa Camii ve Ulu Camii bu dönemde inþa edilmiþtir.

2000 yýlý Genel Nüfus Sayýmý sonuçlarýna göre ;56.669’i merkez, 71,416’i köy olmak üzere toplam ilçe nüfusu 128 085 dir.Son yýllarda Ýlçe merkezine köylerden  ve çevre ilçelerden yoðun bir nüfus göçü yaþanmaktadýr.

KIZILTEPE

2000 yýlý Genel Nüfus Sayýmýna göre ilçenin kesin nüfusu 127.100'dür. Kasaba belediyeleri ve köylerin nüfusu 75.900'dür. Toplam nüfus 203.000'dir. Mevcut nüfusun b’si  þehir merkezinde geriye kalan 8'i kýrsal kesimde yaþamaktadýr

Mezopotamya’da sarý taþlarýn egemen rengiyle, güneþin yansýttýðý tonlarýn buðday baþaklarýndaki zengin  coþkusuyla gülümser Kýzýltepe...

Ýlçenin en eski adý Dunaysýr'dýr. Daha sonra Koçhisar adýný almýþtýr. Artukoðullarý Döneminde geliþme gösteren kasaba bu dönemde Diyarbakýr-Musul ve Urfa-Musul yolu üzerinde önemli bir ticaret merkeziydi.. 1931'de Kýzýltepe adýyla ilçe merkezi olmuþtur. 

Ýlçede, biri merkez ilçe olmak üzere Dikmen, Gökçe, Þenyurt ve Yüceli kasabalarýnda beþ belediye idaresi vardýr.

Topraklarýnýn ”'ü tarýma elveriþli olan Kýzýltepe ilçesinin baþlýca geçim kaynaðý tarým ve ticarettir. Özellikle son yýllarda pamuk tarýmý önemli bir sýçrama göstermiþtir. Tarýma dayalý sanayinin beklenen geliþmeyi GAP'ýn ilçeye ulaþmasý ile saðlayacaðý bilinmektedir. Ýlçenin E-24 Karayolu güzergahýnda olmasý nedeni ile ticaret sektörü günden güne büyümektedir. Ýl genelinde bulunan tarýma dayalý sanayi iþletmeleri ile diðer fabrikalar Merkez ilçe ile Kýzýltepe arasýnda bulunmaktadýr. Ýlçe yolu güzergâhýnda havaalanýnýn faaliyete geçmesi ile ekonomik yaþam biraz daha ivme kazanmýþtýr. Kýzýltepe, merkez ilçe dahil olmak üzere bütün ilçeler içerisinde geliþme potansiyeline sahip en büyük ilçedir. Ýç göçleri kendine çeken özelliði ile bugün merkez ilçe nüfusunu ikiye katlamýþtýr. 

NUSAYBÝN


Mor Yakup’ta üçboyutlu taþ iþlemelerinin, taþlarý insanüstü bir gayretle sanat harikalarýna dönüþtüren sanatçýlarýn diyarý Nusaybin ... Dünya’ya ýþýk tutacak bilinmeyen medeniyetlerin tarihinin  sedef kakmalý hazine sandýðýdýr Gýrnavaz... Güzelliklerin,  tarihin görkemleþtirdiði Nusaybin, ovadaki yeþil kilimdir sanki  Zeynel Abidin’e göz kýrpan..

2000 yýlý Genel Nüfus Sayýmýna göre ilçenin  nüfusu 106.200 kiþidir. Ýlçeye baðlý kasaba belediyeleri ve köylerin nüfusu  36.718 kiþidir. Mevcut nüfusun i'u  þehir merkezinde geriye kalan 1'i ise kýrsal kesimde yaþamaktadýr.

Ýlçede, biri merkez ilçe olmak üzere Akarsu, Duruca ve Girmeli kasabalarýnda dört belediye idaresi vardýr.

Çað çað deresinin hayat verdiði Nusaybin’de pamuk ve tahýl tarýmý önemlidir. Ýlçemiz çok güzel bir mesire merkezidir.

Nusaybin’in bir diðer dikkate deðer özelliði de yer altý zenginliðidir. Petrol çýkarýlan bölgelerdeki geliþmiþlik dikkati çeker. Suriye ile sýnýr ilçesi olmasý itibariyle zengin bir sýnýr ticareti potansiyele sahiptir. 

ÖMERLÝ  

Yapýlan bir araþtýrmada þu bilgilere yer verilmiþtir. "Bugünün Ömerli ilçesi'nin (eski adýyla Maserti köyü)  kimin tarafýndan ne zaman kurulduðu kesin olarak bilinmemektedir. Yapýlan arkeolojik çalýþmalara göre ilçe merkezi ile Beþikkaya (eski adýyla Fafit) köyünün taþ kemer, kubbe mimari yönünden benzerlikleri ilginçtir. Bu mimari tarzýný ilk olarak kullanan uygarlýklar Sümerler ve Asurlulardýr. Tarihte Yukarý Mezopotamya olarak anýlan ve Ömerli'yi de içine alan coðrafyada Asur Devleti kurulmuþtur. Ýlçedeki Yaylatepe (Hýbatok), Göllü, Ýkipýnar, Beþikkaya (Fafit), Maserti harabeleri incelendikçe bu yerleþim yerinin çok eski olduðu bölgenin Asurlar, Persler, Romalýlar, Bizanslýlar ve Türk Ýslam Devletlerinin hakimiyetinde kaldýðý zaman zaman elde edilen paralardan ve heykellerden anlaþýlmaktadýr.

      Ýlçe merkezinde tarihi eser olarak Süryanilere ait Süryani Kadim Mor Cýrcýs Kilisesi vardýr. Ne zaman kurulduðu belli olmayan bu kilise restore edilerek ibadete açýlmýþtýr. Ömerli Ýlçesi ve çevresi için elde edilen belgelerin en eskileri Asurlara aittir. M.Ö. 1305 - 1274 tarihlerinden kalma kitaplarda Kaþinarý Daðlarý'ndan bahsedilmektedir. Bahsedilen bu yer Turabin'i yani Midyat, Ömerli, Mardin ve Cizre Bölgelerini kastetmektedir. Daha sonraki Roma ve Bizans kaynaklarýnda (Yunan yazarlarý Arrýanus ve Ptolemaeus'un eserlerinde Masion Daðý tabiriyle Mardin-Midyat Havzasý'ndan bahsedilir. Bu havzanýn en önemli merkezi de muhakkak ki Fafit (Beþikkaya Köyü) þehridir. M.S.589 tarihinde bu mýntýkada toplu halde Süryani, Nasturi, az miktarda Kildani ve Mahalmi yaþamýþtýr. M.S.1609 yýllarýnda Patrik Sotfo zamanýnda Müslümanlýðý kabul etmiþlerdir. Þehrin bir kaç devre geçirdiði yapýlan kazýlarda alt alta çýkan birkaç bina temelinden anlaþýlmaktadýr.

Bu kazýlar esnasýnda mozaik tabanlý evler, kuyumculuk sanayinde kullanýlan beyaz toz, Asur, Pers, Bizans, Arap ve Osmanlý Devleti'ne ait çeþitli paralar, heykel ve heykelcilik, kilden testi ve küpler üzerindeki çeþitli motifler, resimler, süs eþyalarý arkeolojik kazýlar sonucunda elde edilen ürünlerdir. Bilhassa Sümer ve Asurlular heykeltýraþlýða ve kral heykellerine önem verdiði için kazý neticesinde heykellere fazla rastlanmasý þehrin kuruluþunu eski tarihlere  götürür. 1071 Malazgirt meydan muharebesinden sonra doðudan gelen Türk akýncýlarýn, batýya geçerken bu yörede kaldýklarý Süryani Kadim tarihinden anlaþýlmaktadýr.

1517 tarihinde Yavuz Sultan Selim Han'ýn Mercidabýk ve Ridaniye Savaþlarýndan sonra Mardin ve yöresi Osmanlý Ýmparatorluðuna ihlak olmuþtur. Zamanla Türkleþmiþlerdir.

Ömerli ilçesi (Maserti köyü) Cumhuriyet ilk yýllarýnda Savur'a baðlý bir bucak iken 1953 yýlýnda ilçe olmuþtur.

2000 yýlý Ekim ayýnda yapýlan Genel Nüfus tespiti sonuçlarýna göre Ýlçenin Merkez Nüfusu 7.353, köylerin nüfusu 8.609 olmak üzere toplam nüfus 15,962 kiþidir. Ýlçe Nüfus Müdürlüðü Kütükleri incelendiðinde Cumhuriyetin ilanýndan sonra düzenli nüfus kayýtlarýnýn tutulmaya baþlandýðý tarihten bu yana Ömerli Ýlçesinin çeþitli idari yapý ve baðlýlýk deðiþiklikleri söz konusu olmakla birlikte, yaklaþýk yüz otuz bin kiþinin kayýtlý olduðu anlaþýlmaktadýr. Nüfusun I’u Erkek, Q’i kadýndýr.

 Ýlçe merkezi (Ömerli), Ýl merkezine (Mardin) 28 Km uzaklýkta ve il merkezinin doðusunda kalmaktadýr. Ýlçe, doðusunda Midyat, batýsýnda Yeþilli, güneyinde Nusaybin ve Ýl merkezi, kuzeyinde Savur ilçesiyle komþudur. Ýlçenin toplam yüzölçümü 409 km2 kadardýr.

Ýlçe sýnýrlarý içindeki arazi yapýsý, birbirlerini izleyen ters tabakalar þeklinde olup, genel olarak kuzey-güney doðrultusunda bölünmüþ derelerin etrafýndaki rakýmý 1100 ile 800 metre civarýndaki tepelerden meydana gelmektedir. Arazi yapýsý kapalý olup, boyu 0.50 metre ile 3.5 metre arasýnda deðiþen meþelik bitki örtüsüyle kaplýdýr. Bitki örtüsünün yoðunluðu kuzeye doðru azalmaktadýr. Ýlçe sýnýrlarý içerisinde kaynak veren derelerin de yardýmýyla vadilerdeki kýsmen düz araziler sulanabilmektedir. Ýlçede karasal iklim yaþanmaktadýr. Yaz aylarýnda sýcaklýk ve yaðýþ düþüklüðü, kýþ aylarýnda sert soðuk ve kar yaðýþý gözlenmektedir.

DERÝK

Mazýdaðý,Viranþehir ve Kýzýltepe ilçeleri ile sýnýr komþusu olan Derik yaklaþýk olarak 1390-1400 yýllarýnda Térka aþiretinin bir kolu olan Davutoðullarý (Mala Dawýdé Kalo) ve Kayýhanlýlar (Mala Qeya) tarafýndan kurulmuþtur. Halen Derik'in ilk kurulduðu mehallere Gare Rezé Déwýd ve Mérga Keya denilmektedir. Derik ilçesi, Diyarbakýr yöresinde astýðý astýk, kestiði kestik olan Çýplak Haso adýnda bir miri öldürmeleri sonucu oluþan kan davasý yüzünden göç etmek zorunda kalan bu iki aþiret tarafýndan kurulmuþtur.

Derik'in yüzölçümü 1397 Km2 olup 2000 Yýlý nüfus sayýmýnda da 30.700 Kiþi olduðu tespit edilmiþtir. Derik'te belediye teþkilatý 1874 tarihinde kurulmuþ ve ilçe bu tarihte Diyarbakýr'a baðlý iken 1923 Yýlýndan itibaren Mardin'e baðlanmýþtýr. Ýlçe Mazýdaðý'nýn güney eteklerinden Kýzýltepe-Ceylanpýnar ovalarýna doðru alçalan alanlarý kaplar. Ýlçe topraklarý kuzeyden güneye doðru alçalmaktadýr. Ýlçe merkezinin üç tarafý daðlarla çevrili olup, iklim karasal özelliktedir.

Ýlçenin ova kesimi bozkýr, Mazýdaðý yamaçlarý ise meþelerle kaplýdýr. Orman alanlarýndaki aðaçlar son yýllarda giderek çoðalmakta ve gürleþmektedir. Ýlçede en çok tahýl üretimi yapýlmakla beraber sulama kuyularýnýn kazýlmasý ve sulama göletlerinin faaliyete sokulmasý ile endüstri bitkilerinin üretimi de oldukça artmýþtýr. Bunun yanýnda önemli miktarda sayýlabilecek zeytinlikler, baðlar ve meyve bahçeleri de bulunmaktadýr.

  Derik'in rakýmý 780mt.’dir. Ýlçe sýnýrlarý dahilinde bulunan daðlarýn yüksekliði 1500mt’yi aþmamaktadýr. Ýlçedeki daðlar Mardin Eþiði Daðlarý olarak adlandýrýlmaktadýr. Ýlçenin ova kesimi de Harrandan Nusaybine kadar uzanan ovanýn bir bölümünü kaplamaktadýr. Ovanýn önemli bir bölümü de tarih öncesi dönemlerde faaliyet göstermiþ yanar daðlarýn püskürttüðü volkanik siyah taþlar ile kaplýdýr. Günümüzde sönmüþ bu yanardaðlardan, çimento sanayisinde hammadde olarak kullanýlan klinker maddesi çýkarýlmaktadýr.

Ýlçe merkezinde ikamet eden halkýn geçimi baðcýlýk, sebzecilik, meyvecilik ve zeytinciliðe dayanmaktadýr. Tarýmýn dýþýnda üretime dayalý herhangi bir faaliyet bulunmamaktadýr. Dað köyleri ile Karacadað yöresindeki köylerin geçim kaynaðý hayvancýlýk, ova köylerinin geçim kaynaðý da tarla ziraatýna dayanmaktadýr.

Mardin tarih boyunca hangi medeniyetin etki alaný ve yönetimine girmiþse, Derik'te bu devletlerin yönetimine girmiþtir.

Derik nüfusunun önemli bir bölümü son dönemlere kadar Ermenilerden oluþurken, zaman içerisinde sosyal ve ekonomik nedenlerden Ermenilerin büyük çoðunluðu göç etmiþlerdir.

 

MAZIDAÐI

Mazýdaðý, Güneydoðu Anadolu Bölgesi'nin Dicle Bölümünde Mardin ilinin 47Km kuzeybatýsýnda, 1030-1090 metre yükseklikte ve adýný aldýðý dairevi daðlar serisinin orta yerindeki düzlükte kurulmuþtur. Daha önceleri Savur ve Derik ilçelerine baðlý bir bucak iken 9 Haziran 1937 tarihinde ilçe statüsünü almýþtýr. Ýlçe 869 Km’lik bir alana sahip olup, 50 köy ve 14 mezrasý bulunmaktadýr. Ýlçede genel olarak halkýn geçin kaynaðý tarým ve hayvancýlýk faaliyetle-ridir. Ancak ilçe merkezinin 17 Km kuzeybatýsýndaki fosfat yataklarýnýn 1976 yýlýndan sonra iþletilmeye baþlanmasý ile önemli bir çalýþma alaný durumunu almýþtýr.

Ýlçe, Ulaþým koþullarý baký-mýndan yetersiz bir durum göstermektedir. Ýlçeyi köy-lerine baðlayan yollar mevcutsa da  yollarýn büyük kýsmý toprak tesviye ve ham yol olduðundan kýþ aylarýnda ulaþým güçleþmek-tedir. Derik; ilçesine 24 Km ,Mardin iline 47 Km ve Diyarbakýr iline ise 72 Km'lik asfalt bir yolla baðlanmýþtýr.

Mazýdaðý ilçesinin tarihi özel olarak araþtýrýlmamýþ ancak yakýn çevresindeki büyük yerleþim yerlerinin tarihinden elde edilen bilgiler ýþýðýnda açýklanabilmektedir. Buna göre ilçe merkezinin bir yerleþim yeri olmasý Bizanslýlara kadar uzanmaktadýr.Ýlçenin eski adý ' Þamrah " olup yerleþim yerinin Çam yolu üzerinde olmasý nedeni ile bu ismi almýþtýr. Ýlçenin 3 Km güneybatýsýndaki sarp bir tepenin üzerinde kalýntýlarýna rastlanan Safran Kalesi ve kalenin çevresindeki harabelerden anlaþýldýðýna göre,Bizanslýlar döneminde Diyarbakýr’ý Þam’a  baðlayan yol üzerinde kurulma olan bu yerleþim yerinin halký Süryani dinine mensup idi. V. ve VI. yüzyýlda Sasaniler ile Bizanslýlar arasýndaki savaþlarda Mardin ile birlikte bu iki kavim arasýnda bir kaç kez el deðiþtirmiþ olan Þamrah VII. yüzyýlda Araplarýn eline geçmiþ Hýristiyan Halkýn büyük bir kýsmý .Müslümanlýðý kabul etmiþtir. Süryani olarak kalan kesimi se 1392' de Timur'un istilasýndan sonra Mardin’e göç etmiþtir.

Yavuz Sultan Selim 1514’de Þah Ýsmail'e karþý kazandýðý Çaldýran savaþýndan kýsa bir süre sonra  D.Bakýr ve Mardin illerini ele geçirmek ile bu yerleþim yerlerini de Osmanlý Devletine katmýþ oluyordu.

Ayrýca þu anda harabe durumunda bulunan Derametinan kalesi çok eski bir yapý olduðu,Timurlenk tarafýndan Mardin ve Diyarbakýr’ýn alýnýþý sýrasýnda bölgeye yaptýðý keþifte ve kendisine geçit vermeyen Derametinan kalesinin fethini istemiþti. Kale 150 Metre yüksekliðinde bir tepenin üzerinde kartal yuvasý gibi kurulmuþ güneyden kuzeye doðru uzanan vadiye ve kervan yoluna hakim durumda idi. Timur’un ordularý kaleyi ancak 20 günde zaptederek geçit saðlayabilmiþlerdir.Kalede 150 kiþilik bir kuvvet bulunmakta ve saldýrýlara karþý koyabilecek bir tarzda inþaa edilmiþtir.Bir Bizans eseri olan bu kale günümüzde bir harabe durumunda bulunmaktadýr.

Ýlçe sakinlerinin daha önceleri Hýristiyan olduðu ve burada çeþitli aile guruplarýnýn yaþamýþ olduklarý bilinmektedir. Bunlar Cançoyi, Yakupli, Bileçki ve Hani ile Kulptan gelenler ile birlikte dört ayrý aile gurubu olarak günümüz kadar bu sosyal yapýyý sürdüregelmislerdir.

Mazýdaðý ilçesi daha önce Savur ilçesine ,ardýndan da Derik ilçesine baðlý bir nahiye iken 9 Haziran 1937 yýlýnda ilçe statüsüne getirtilmiþtir. Ýlçe "Þamrah" ismini Diyarbakýr dan Þam'a giden kervan yolu üzerinde oluþu nedeni ile almýþtýr. " Þamrah " Kelimesi Þam’a giden yol anlamýndadýr. Mazýdaðý ismi ise ,etrafýnýn daðlarla çevrili olmasý ve bu daðlarýn mazý aðaçlarý ile kaplý oluþundan almýþtýr.

2000 Yýlýnda yapýlan Nüfus tespitine göre ilçemizin toplam nüfusu 40.443 'tür.21.102 'i ilçe Merkezinde,19.341 'i Köylerimizde yaþamaktadýr.

 DARGEÇÝT

Dargeçit ilçesi, ülkemizde eski ve yeni uygarlýklarýn iç içe yaþadýðý nadir ilçelerden biridir. Yukarý Mezopotamya uygarlýðýnýn merkezlerinden olan Dargeçit, kuruluþ yeri ve mimari özellikleri olarak dünyada eþine çok az rastlanan bir yapýya sahiptir.

Hýristiyanlýk öncesi ve sonrasý çaðlara ait uygarlýk eserlerin, Türk Ýslam kültürü ile kaynaþarak günümüze kadar gelmesi,güzel bir sentezin ifadesi olarak görülebilir.

Dargeçit ve havalisine ait elde mevcut tarihi belgelerden en eskileri Asur Kralý I.Adad Nirari ve oðlu I.Salmanasýr zamanlarýna rastlar. Bu iki hükümdar devrinden kalma "Kaþairi  Daðlarý " adý ile anýlan mýntýkanýn Tur Abidin, yani Mardin-Dargeçit bölgesi olduðu bilinmektedir. Bu havali ile ilgili diðer bir coðrafi deyim "Ýzala" dýr. Bölgede bulunan çivi yazýlý tabletlerde ve Bizans, Roma  kaynaklarýnda Mardin-Dargeçit eþiðinin güney yamaçlarý Ýzala olarak tabir edilir. Milattan sonra II.yüzyýlda Yunan yazarlarýndan Arrianus ve Ptolemaevs bahsedilen Masios daðý  da Mardin-Dargeçit arasýndaki coðrafi bölgeden bahsetmektedir.Milatan sonra IV.yy tarihçilerinden Antakyalý Ammianus Mercellinus eserlerinde Mardin-Dargeçit arasýndaki coðrafi bölgeden  bahsetmektedir.Bu da Dargeçit tarihinin çok eskilere dayandýðýný göstermektedir.

Dargeçit ilçesinin tarihi, Türklerin Ortaasya'dan göçüp Anadolu'ya gelmeleri ile baþlar. Orta Asya'dan göç eden Türklerin bir kýsmý Mezopotamya dediðimiz Dicle ve Fýrat nehirleri arasýnda kalan yere yerleþmiþlerdir. Anadolu'ya gelen Türkler "Eti" Türkleridir. Etiler(Hititler) Orta Asya'da iken çobanlýk ve tarýmla uðraþtýklarýndan gittikleri yerlerde de bu iþle uðraþmak için verimli topraklarý ve su boylarýnda kendine yurt edinirler. Eti devletini kuran Mitanni'ler bölgeden geçerlerken, hayvanlarýna barýnak yeri yapmýþlardýr. Daha sonra Orta Asya Türklerinin öncü göçebeleri olan konuk Türkler bölgeyi ele geçirmiþlerdir. Konuklar asýrlar boyunca hakim olmayý baþarmýþlardýr.

Milattan önce 500-1000 yýllarý arasýnda bölge bir çok kavimlerin istilasýna uðramýþtýr.Makedonyalýlar, Persler, Romalýlar, bölgeden gelip geçmiþlerdir. Dargeçit ilçesinin asýl meskun bir  hale yani bölge olarak kuruluþu bu devreye ve özellikle "Selefkuslar" devrinden baþlar. Milattan  sonra 5.yy kadar Hýristiyanlýðýn bölgeye hakim olduðu görülür. Ancak Ýslamiyet'in yayýlýþý ile birlikte Arap akýnlarý baþlamýþ, VII.yy' da Halit Ýbn-i Velid komutasýndaki Arap ordularý bu bölgeyi ele geçirmiþlerdir. Abbasilerin bölgeye hakim olmalarýyla imar hareketine baþlamýþ, Harun Reþit zamanýnda Dargeçit ve köylerinin çoðu kurulmuþtur.

Milattan sonra X.yy'da  Büyük Selçuklu devletinin yýkýlýþý ile birlikte bölgeye Artuk'lular hakim olur. Melik Sökmen devrinde (II.yy) Artuklu devleti geliþerek batýda Halep, doðuda Musul  ve Bitlis, kuzeyde Harput (Elazýð), güneyde Darzoru'ya kadar hakim olur.

1401 yýlýnda Timur'un Mardin'i istila edip Artuklu hükümdarý Sultan Ýsa'yý esir alýp Semarkant' a götürmesinden sonra Artuklu devletinin bölgedeki  hakimiyeti sona erer. Timur, Sultan  Ýsa'yý vergi ödemek þartýyla býrakmýþtýr.

Dargeçit ilçesi 1986 yýlýna kadar Mardin ilinin Midyat ilçesine baðlý bir nahiye iken 1987 yýlýnda çýkarýlan 3392 sayýlý kanunla Midyat ilçesinden ayrýlarak ilçe statüsünü kazanmýþtýr.

Dargeçit, Güneydoðu Anadolu Bölgesinin güneyindeki Mardin iline baðlý þirin bir ilçe merkezidir. Yüzölçümü yaklaþýk olarak 550 km2'dir.Ortalama rakým 900m civarýndadýr.Doðusunda Þýrnak ilinin Güçlükonak  ilçesi, batýsýnda Midyat, Kuzeyinde Batman iline baðlý Gerçüþ, güneyinde ise Þýrnak iline baðlý Ýdil ilçesi bulunmaktadýr.

2000 yýlýnda yapýlan nüfus sayýmý sonuçlarýna göre Dargeçit ilçesi genel nüfusu 26.240 'dýr. 1990 yýlýndan sonra göç eden  köylerin ilçe merkezine yerleþmesiyle ilçe merkezinin nüfusu artmýþtýr.

 

SAVUR


2000 yýlý Genel Nüfus Sayýmýna göre ilçenin  nüfusu 20.240'týr. Ýlçeye baðlý kasaba belediyeleri ve köylerin nüfusu  29.866'dýr.
Toplam nüfus 50.000 dir. Mevcut nüfusun ''si  þehir merkezinde geriye kalan s'ü ise kýrsal kesimde yaþamaktadýr.

Ýlçede, biri merkez ilçe olmak üzere Pýnardere, Sürgücü, Yeþilalan kasabalarýnda dört belediye idaresi vardýr.

Kavakçýlýk, tahýl ekimi, baðcýlýk, sebzecilik önemli gelir kaynaklarýdýr. Fýstýk ve kiraz yetiþtiriciliði gelecek vaadetmektedir. Yörenin tek Þarap Fabrikasý atýl durumdadýr. Savur, dünyaca ünlü üzümler diyarýdýr.

YEÞÝLLÝ

Yeþillikler için de bir ilçe 2000 yýlý Genel Nüfus Sayýmýna göre ilçenin  nüfusu 50.000'dir. Ýlçeye baðlý kasaba belediyeleri ve köylerin nüfusu  5.337'tür. Mevcut nüfusun “'ü  þehir merkezinde geriye kalan %7'si ise kýrsal kesimde yaþamaktadýr.  

Köklü bir tarih, genç bir ilçe, cennetin güzel meyvelerini kýskandýran kiraz bolluðu ve misafirperverlik... Mardin merkezinin kuzeydoðusunda yer alan Yeþilli, doðanýn cömertçe oluþturduðu yemyeþil bir vadinin içinde mesire yerleriyle ün salmýþ bir ilçemizdir. Romalýlar devrinde yapýlmýþ su kanallarý, çeþmeler, bentler ve deðirmenler görülmeye deðerdir. Bahçe kültürü son derece geliþkin olan ilçede yeþillikler içinde kasýrlara rastlamak mümkündür.

Yörenin geçim kaynaðý tarýmsal ürünlere ve nakliyeciliðe dayalýdýr.

Savur Ýlçesi tarihi bir dokuya sahip, Mardin’e benzeyen þirin bir ilçedir. Dað yamacýna kurulu hükümran konumu ve binalardaki taþ iþçiliðinin mükemmelliðiyle  dikkat çeker. Mezopotamya’ya  hakim olan kavimler burayý da etkilemiþlerdir. Ýlçenin tarihi Etiler’e kadar uzanmaktadýr. Roma ve Bizans  Ýmparatorluðu hakimiyetinin, Sasani ve Melikþah dönemlerini yaþamýþ olan ilçemiz il merkezine 47 km. uzaklýktadýr. Savur ilçesinin merkezi, Kalesi, Kaya evleri, Eski Ulu Camii, Romaniye ve Mor Yuhanýn(Dereiçi Köyü) Kiliseleri, Türbeler ve Baþkavak Köprüsü ile adeda usta bir el tarafýndan iþlenmiþ tarihi bir site görünümündedir. 

"1" adet yorum yapýlmýþ.
kayýp düþler 16:16
Yeþilli nufusu 2000 yýlýnda 50 bin deðil 30 bin olacaktý ..
Yorum Yapýn
Öz Gelinkaya Unlu Mamülleri
DOLAR:
EURO :
GBP:   :