Mardin Arapları Mıhellemilerin Kökeni

Mardin Arapları Gelinkayalılar Derneği

 

Mıhellemilerin kökeni
Mıhellemiler, Mardin, Midyat, Nusaybin, Batman, Hasankeyf, Cizre, Savur, Ömerli ve
çevresinde yasayan Arap bir etnik topluluktur. Mardin, Midyat, Nusaybin, Batman,
Hasankeyf, Cizre, Savur, Ömerli ilçeleri ile bunlar arasında yer alan ve yöre dili ile “ızyaıl
mıhellemiyye” olarak tabir edilen köylerde yasayan Mıhellemilerin bir kısmı göçler
sonucunda asırlar önce Tunus, Cezayir, Fas… gibi Kuzey Afrika ülkelerine gitmis, kimisi de
son 50 yılda basta Adana olmak üzere, stanbul, Ankara, zmir… gibi sehirlere göç etmistir.
Ancak hala bu bölgede, il ve ilçelerde yasayan ve nüfusları dısarıya giden Mıhellemiler kadar
olan Mıhellemiler de vardır. Son MT raporuna göre Türkiye’de yasayan Mıhellemilerin
nüfusu 800 bindir. Mıhellemiler, Arapçanın “kultu” yani “dedim” lehçesini kullanan
Müslüman ve agırlıklı olarak da Safii mezhebindendir.
Mıhellemilerin yasadıgı cografyaya “diyar-ı Rabia ve biladu’s- Sam” adı verilmektedir ki
639 -640 yılında Hz. Ömer efendimizin hilafeti döneminde yaz Bin Ganem komutanlıgında
Halit Bin Velit, Muaz bin Cebel, Sad b. Zeyd … Gibi sahabeler tarafından fethedilmistir. (1)
Mıhalmilerin yasadıgı bu bölgeye “diyar-ı Rabia” denmesinin sebebi Abdüsselem ogulları
ecdadından Medar b. Nazırın kardesi Rabia’ya nispetle denmistir.(2)
Fethedilen bu bölgenin, Bizans’a karsı korunup savunulması için savasçı ve güvenilir olan,
soyu da Adnanilerden gelen (bu soy Hz. Peygamber efendimizin de soyudur.) “beni hilal”
kabilesinden aileler bölgeye getirilmis ve yerlestirilmistir. Hz. Peygamber efendimiz bu
kabileye mensup olan Zeynep bint Huzeyme ile de evlenmistir.(3)
Rivayetlere göre “Beni hilal” kabilesine mensup Mıhellemiler, Cizre- Mardin yolu boyunca
yüz ayrı mahalleye, yüz ayrı ordugâha yerlestirildiklerinden kendilerine ”yüz mahalle”
anlamına gelen mıhellemi denmistir. (4)
Günümüzde Mıhellemilerin kökeni ile ilgili olarak 4 görüs bulunmaktadır:
1- Mıhellemiler, “beni hilal” kabilesinden gelen bir Arap bir topluluktur.
2- Mıhellemiler, Arap ve Türk karısımı sonucunda ortaya çıkmıs bir topluluktur. Bu görüse
göre Harun Resid zamanında Midyat köylerinin ekseriyeti kurulur. Harun Resid’in oglu
Memun’un Türk, Arap karısımı olarak kurdugu büyük bir ordu Cizre- Mardin yolu boyunca
yüz karakola yerlestirilir. Mıhellemi adı buradan dogar. Mıhellemi yüz mahalle, yüz ordugâh
anlamına gelir.(5)
3- Mıhellemiler, Hıristiyanlıktan ayrılmıs Arap ve Kürtlerden meydana gelmis melez bir
topluluktur. Bu görüste olanlara göre mıhellemiler 300 yıl önce Müslüman olmustur.
4- Yazılı ve sözlü Süryani kaynaklarına göre Mıhellemiler, Hıristiyan Süryani bir
toplulukken 1600’lü yıllarda meydana gelen patrik smail, büyük oruç, salgın hastalık,
baskılar ve metropolit seçimleri olayları neticesinde büyük çogunlugunun slam’a geçmistir.
Nitekim 1. Afrem Barsavmo tarafından kaleme alınan Tur Abdin Tarihi adlı eserde Etsel
(Midyat), Epse (Senköy), Kefer Huvar (Gelinkaya), Deyrizbiyna (Acırlı), Surozbah
(Çavuslu), Kefer Allab (Yolbası) Kınderip, (Sögütlü)… gibi köylerde yasayan halkın büyük
çogunlugunun bir zamanlar Süryani oldugu ve bu köylerde bir çok kilise ve manastırın
bulundugu yazılır. (6)
Bu görüslere baktıgımızda esasında 1. ve 2. görüsler birbirine çok yakın görüslerdir. Aynı
sekilde 3. ve 4. görüsler de birbirine yakındır. Bu görüslerin bazılarında görüldügü gibi
Mıhellemilerin etnik kökenin Arap olmadıgı bilakis Araplasmıs Süryani, Kürt, Türk, diyenler
varsa da bu söylenti ve rivayetler gerçek dısıdır. Süphesiz bölgeye Bizanslar, Abbasiler,
Emeviler, Selçuklular, Artuklular, Osmanlılar… Girmis ve hüküm sürmüstür. Bu anlamda bu
topraklara daha önce gelmis olan Mıhellemiler bu kültürlerden etkilenmis olabilir. Bu
kültürler ve milletler de Mıhellemilerden etkilenmis olabilir. Mıhellemilerin bir kısmı
zamanla Türklesmis ya da Süryanilesmis veya Kürtlesmis de olabilir. Aynı sekilde Türklerin,
Kürtlerin, Bizansların, Süryanilerin… bir kısmı Mıhellemilesmis de olabilir. Bu gayet
dogaldır zira burası Mezopotamya’dır. Dünyanın en eski yerlesim alanıdır. Kültürlerin
birbirini etkilemesi, birbirlerinden etkilenmesi kadar dogal bir sey olamaz. Ancak
unutulmasın ki bu bir istisnadır. stisnalar da genel kaideyi bozmaz. Yani belli birkaç aile
etkilenmisse bütün ailelilerin ya da bütün Mıhellemilerin Türklestigini, Kürtlestigini ya da
Süryanilestigini göstermez. Ya da Türklerin, Kürtlerin, Süryanilerin… Mıhellemi asıllı
oldugu anlamına gelmez. Aynı sekilde birkaç Türk, Kürt, Süryani… Ailenin de
Mıhellemilesmesi Mıhellemilerin Türk, Kürt veya Süryani asıllı oldugu anlamına gelmez.
Mıhellemilerin, Süryani asıllı oldugu görüsüne ayrı bir parantez açmak isterim.
Mıhellemilerin, Süryani asıllı olması asla mümkün degildir. Bu hususta da kaynak ve delil de
yoktur. Bu söylentiler, bazı kimselerin halk arasında mesnetsiz ve kaynaksız olarak ileri
sürdügü sifahane fikirlerdir. Mıhellemilerin bu kökenden olması mümkün degildir. Çünkü
Mıhellemilerin kullandıgı Arapça Kur’an-ı Kerim’e en yakın olan lehçelerden birisidir.
Kur’an-ı Kerim en fasih Arapça ile inmistir. Kur’an-ı Kerimin içinde Arapça dısında yabancı
bir kelime dahi yoktur. Kur’an-ı Kerimi anlamak için de mezhep sahipleri müctehidler,
âlimler, filologlar… eskiden bedevilerin yasadıgı çöllere gider orada fasih Arapçayı
ögrenirlerdi. Rivayete göre Arap olmasına ragmen Safii Mezhebinin kurucusu imam Safii, 11
yıl bu çöllerde bedevi kabilelerin arasında kalarak fasih Arapçayı ögrenmistir. Tarih
kitaplarında “beni hilal” kabilesini inceledigimizde bu kabilenin bedevi bir kabile oldugu ve
çöllerde yasadıgını görmekteyiz. Mıhallemiler, “beni hilal” kabilesinden geldiklerine göre
Kur’an-ı Kerime en yakın olan lehçelerden birisini kullanmalarına sasmamamız lazım.
Bugün hala Cezayir, Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde “beni hilal” kabilesine mensup
aileler yasmaktadır.(7) Bu ailelerin kullandıgı dil Mardinli Mıhellemilerin kullandıgı dil ile
aynı. Hac döneminde bu ülkelerden gelen hacılar ile bizim buradan giden mıhellemi hacılar
karsılastıklarında kendi dillerini yani Arapçayı konustuklarında çok rahat
anlasabilmektedirler. Bunu da bizzat yasayan ve anlatan mıhellemi hacılarımız mevcuttur.
Kur’an-ı Kerime en yakın bir dili konusanlar nasıl Süryani olacak? Ayrıca sonradan
Araplastıgı ve de Müslüman oldugu iddia edilen bir topluluk nasıl oluyor da Kur’ân’a en
yakın dili konusa biliyor?
Mıhellemiler, bu gün sadece Mardinde yasamıyor. Afrika’da, Fasta, Cezayir’de…
Yasamaktadırlar. Hala da aynı siveyi konusuyorlar. Eger Mardindeki mıhellemiler Süryani
olsaydılar diger bölgedeki “beni hilal” kabilesine mensup bu Araplarla aynı siveyi
konusabilirler miydi?
Türkiye de yasayan Müslüman olmus veya olmamıs Ermenileri, Yahudileri düsünün
yüzyıllardır bu topraklarda yasamalarına ragmen hala bir Türk gibi Türkçeyi konusamıyorlar.
Niye çünkü ana dilleri degil. Biz de yıllarca Avrupa’da yasamamıza ragmen bir türlü
Avrupalıların dilini onlar gibi kullanamıyoruz.
Bir kıyas yapacak olursak bütün bu milletler bu dilleri ana dilleri gibi konusamıyorlarsa
Süryani asıllı denilen bu mıhellemiler nasıl oluyor da Kur’ana en yakın Arapçayı
konusuyorlar?
Aynı sekilde nasıl oluyor da konustukları dilin için de bir tane Süryanice kelime geçmez.
Simdiki mıhellemiler ve babaları Süryanice bilmeyebilirler. Ama bunların dedeleri
dedelerinin dedeleri dahi Süryaniceyi bilmez. Böyle bir dili bildiklerine dahi hiçbir kalıntı ya
da söylenti yoktur. Bir dil 600 yılda kökten unutulur mu? Ya da 600 yılda bir dil o dilin
sahibinden daha iyi kullanabilinir mi?
Kaldı ki bir insan dinini degistirebilir dilini niye degistirsin ya da niye unutsun? Bugün
yeryüzünde milyonlarca insan dinini degistirmesine ragmen dilini muhafaza etmektedir.
Dolayısıyla bu iddia yanlıs bir iddiadır. Yanlıstan öte ben bu konuda da biraz bityenigi
arıyorum. Yıllar önce Kürt kardeslerimize siz ermeni asıllısınız daha önceki dininiz
Mecusilikti dediler onları bir seylere kıskırttılar. Simdi de mıhellemiler’e sizin aslınız
Süryaniydi dininiz de Hıristiyanlıktı deyip onların zihinlerini bulandırıyorlar.
Mıhellemilerin yasadıgı kefer hıvar, kefer allab, kefer nunip, derizbin, epse… gibi
köylerin eski yerlesim yeri oldugu dogrudur. Hatta Süryanicide “kefer”in anlamı köy oldugu
da dogrudur. Aynı zamanda bu köylerle baska köylerin Kartmin Manastırına 2. dara Kralı
Büyük Anestos tarafından bagıslandıgı da dogrudur. Ancak geçmiste yapılmıs bu bagısın
günümüzdeki Mıhellemilerin Süryani asıllı oldugu anlamına gelmez. Bu durum suna isaret
etmektedir: “ Mıhellemilerin yasadıgı bölge ve köyler çok eski bir yerlesim alanıdır. Bu
köylerin çogu eski köydür yasayanları da bu “diyarı Rabia, biladu’s- Sam” fethedilene kadar
Süryaniydi. Fetihlerle beraber Mıhellemiler buraya yerlestirildikten sonra da bu köylerin
içinde yasayanların kimisi Müslüman olmus, kimisi köyünü terk etmis, kimisi de aynı köyde
farklı inanca sahip olarak yasamıstır. Bu bölge ve köyler günümüzde de varlıgını aynı
isimlerle sürdürmektedir ki bu köylerin bazılarında mesala Hapisnasta hala Süryani
vatandaslar yasamaktadır. (8)
Osmanlının 1525 yılındaki arsivlerine baktıgımızda Mıhellemilerden “Müslüman
mıhallemi” cemaat diye söz edilmektedir. Bu belge de gösteriyor ki mıhellemiler Süryani
asıllı degildir. Basbakanlık Osmanlı arsivindeki 1526 ve 1567 tarihli 998 ve 1095 no’lu tahrir
defterleri ile kuyud’u kadime arsivi 96 ve 97 nolu defterlerde sırasıyla: Epse (Senköy), Etsel
(Midyat), Tafi (Tafo), Kefer Huvar (Gelinkaya), Deyrizbiyna (Acırlı), Surozbah (Çavuslu),
Kefer Allab (Yolbası)… Köyleri Müslüman mıhallemi cemaati olarak geçmektedir. Bu
köylerin isimleri Midyat ve çevre köyleri ile ilgili yapılan bir çalısmada elde edilmistir.
Mardin, Nusaybin, Batman, Savur, Cizre, Hasankeyf… ile ilgili bir çalısma yapılsa süphesiz
bu tahrir defterlerinde aynı bilgilere ulasılacaktır.
1526 yılındaki arsivlere göre Midyat’ta 26 köy mevcut. 16 Köy Gayr-ı Müslim, 9 köy
Müslüman, 1 köy Müslüman ve gayr-ı Müslim olmak üzere karısık yasamaktadır. 1567
arsivine göre ise Müslüman köy sayısı 26’ya çıkmıs. O tarihlerde en kalabalık mıhellemi köyü
60 hane ile Epse’ (Senköy)dir. Geri kalan bütün bu köylerin hepsi Derizbin (Acırlı) hariç 20
hanenin altındadır. (9)
Bu arsivden de anlasıldıgı gibi 600 yıl önce bu köylerde yasayanlar müslümandı ve Arap
asıllı mıhellemiydi. Günümüzde de Müslüman ve Arap asıllı bir mıhellemi köken hala bu
bölgede yasamaktadır.
Dolayısıyla mıhellemiler, köken olarak soyları Hz. Peygamberin de soyu olan Arap
Adnanilere dayanmaktadır. Kabile olarak da “beni hilal” kabilesine dayanmaktadır. Türk,
Kürt, Süryani oldukları iddiası ise yanlıs bir iddiadır.
Yazımı bir konuya dikkat çekerek bitirmek istiyorum. Bugün mıhellemi dilinin en büyük
sorunu az kullanıldıgından ve çocuklara ögretilmediginden dolayı yavas yavas unutulmaya
yüz tutmasıdır. Bunu söylerken ideolojik ya da etnik bir düsünceden dolayı bunu
söylemiyorum. Bir kültürün ve dilin unutulmaması ve de kaybolmaması için söylüyorum. Bu
dilin unutulmaması ve kaybolmamsı için anne babaların çocukları ile evde bu dili konusması
ve çocuklarına bu dili ögretmesi gerekir. Aksi bir durum Adana’da, stanbul’da, Ankara’da,
ya da yurdun bir baska sehrinde yasayan mıhellemi dilini unutacak, 50 yıl sonra bu sehirlerde
böyle bir dil ve kültür kalmayacaktır.
Cengâver ve güvenilir “mıhellemi, beni hilal” kabilesine en kalbi duygularla selam ve
sevgi ile…
Dipnotlar
1- Abdulgafur Efendi, Mardin Tarihi s.6, XVI Yüzyılda Mardin sancagı, s.7
2- Abdulgafur Efendi, Mardin Tarihi s.6
3- Diyanet slam Ansiklopedisi, c, 18, s, 15.
4- Mehmet Salih Erpolat, Tapu-Tahrir Defterine Göre XVI. Yüzyılda Midyat.
5- Kırkbudak Dergisi, sayı 8, s, 62.
6- Kırkbudak Dergisi, sayı 8, s, 63.
7- Diyanet slam Ansiklopedisi, c, 18, s, 15.
8- Mehmet Salih Erpolat, Tapu-Tahrir Defterine Göre XVI. Yüzyılda Midyat.
9- Mehmet Salih Erpolat, Tapu-Tahrir Defterine Göre XVI. Yüzyılda Midyat.

 

Mardin Arapları Mıhellemilerin Kökeni

Mıhellemiler, Mardin, Midyat, Nusaybin, Batman, Hasankeyf, Cizre, Savur, Ömerli ve

çevresinde yasayan Arap bir etnik topluluktur. Mardin, Midyat, Nusaybin, Batman,

Hasankeyf, Cizre, Savur, Ömerli ilçeleri ile bunlar arasında yer alan ve yöre dili ile “ızyaıl

mıhellemiyye” olarak tabir edilen köylerde yasayan Mıhellemilerin bir kısmı göçler

sonucunda asırlar önce Tunus, Cezayir, Fas… gibi Kuzey Afrika ülkelerine gitmis, kimisi de

son 50 yılda basta Adana olmak üzere, istanbul, Ankara, izmir… gibi sehirlere göç etmistir.

Ancak hala bu bölgede, il ve ilçelerde yasayan ve nüfusları dısarıya giden Mıhellemiler kadar

olan Mıhellemiler de vardır. Son MiT raporuna göre Türkiye’de yasayan Mıhellemilerin

nüfusu 800 bindir. Mıhellemiler, Arapçanın “kultu” yani “dedim” lehçesini kullanan

Müslüman ve agırlıklı olarak da Safii mezhebindendir.

Mıhellemilerin yasadıgı cografyaya “diyar-ı Rabia ve biladu’s- Sam” adı verilmektedir ki

639 -640 yılında Hz. Ömer efendimizin hilafeti döneminde yaz Bin Ganem komutanlıgında

Halit Bin Velit, Muaz bin Cebel, Sad b. Zeyd … Gibi sahabeler tarafından fethedilmistir. (1)

Mıhalmilerin yasadıgı bu bölgeye “diyar-ı Rabia” denmesinin sebebi Abdüsselem ogulları

ecdadından Medar b. Nazırın kardesi Rabia’ya nispetle denmistir.(2)

Fethedilen bu bölgenin, Bizans’a karsı korunup savunulması için savasçı ve güvenilir olan,

soyu da Adnanilerden gelen (bu soy Hz. Peygamber efendimizin de soyudur.) “beni hilal”

kabilesinden aileler bölgeye getirilmis ve yerlestirilmistir. Hz. Peygamber efendimiz bu

kabileye mensup olan Zeynep bint Huzeyme ile de evlenmistir.(3)

Rivayetlere göre “Beni hilal” kabilesine mensup Mıhellemiler, Cizre- Mardin yolu boyunca

yüz ayrı mahalleye, yüz ayrı ordugâha yerlestirildiklerinden kendilerine ”yüz mahalle”

anlamına gelen mıhellemi denmistir. (4)

Günümüzde Mıhellemilerin kökeni ile ilgili olarak 4 görüs bulunmaktadır:

1- Mıhellemiler, “beni hilal” kabilesinden gelen bir Arap bir topluluktur.

2- Mıhellemiler, Arap ve Türk karısımı sonucunda ortaya çıkmıs bir topluluktur. Bu görüse

göre Harun Resid zamanında Midyat köylerinin ekseriyeti kurulur. Harun Resid’in oglu

Memun’un Türk, Arap karısımı olarak kurdugu büyük bir ordu Cizre- Mardin yolu boyunca

yüz karakola yerlestirilir. Mıhellemi adı buradan dogar. Mıhellemi yüz mahalle, yüz ordugâh

anlamına gelir.(5)

3- Mıhellemiler, Hıristiyanlıktan ayrılmıs Arap ve Kürtlerden meydana gelmis melez bir

topluluktur. Bu görüste olanlara göre mıhellemiler 300 yıl önce Müslüman olmustur.

4- Yazılı ve sözlü Süryani kaynaklarına göre Mıhellemiler, Hıristiyan Süryani bir

toplulukken 1600’lü yıllarda meydana gelen patrik smail, büyük oruç, salgın hastalık,

baskılar ve metropolit seçimleri olayları neticesinde büyük çogunlugunun slam’a geçmistir.

Nitekim 1. Afrem Barsavmo tarafından kaleme alınan Tur Abdin Tarihi adlı eserde Etsel

(Midyat), Epse (Senköy), Kefer Huvar (Gelinkaya), Deyrizbiyna (Acırlı), Surozbah

(Çavuslu), Kefer Allab (Yolbası) Kınderip, (Sögütlü)… gibi köylerde yasayan halkın büyük

çogunlugunun bir zamanlar Süryani oldugu ve bu köylerde bir çok kilise ve manastırın

bulundugu yazılır. (6)

Bu görüslere baktıgımızda esasında 1. ve 2. görüsler birbirine çok yakın görüslerdir. Aynı

sekilde 3. ve 4. görüsler de birbirine yakındır. Bu görüslerin bazılarında görüldügü gibi

Mıhellemilerin etnik kökenin Arap olmadıgı bilakis Araplasmıs Süryani, Kürt, Türk, diyenler

varsa da bu söylenti ve rivayetler gerçek dısıdır. Süphesiz bölgeye Bizanslar, Abbasiler,

Emeviler, Selçuklular, Artuklular, Osmanlılar… Girmis ve hüküm sürmüstür. Bu anlamda bu

topraklara daha önce gelmis olan Mıhellemiler bu kültürlerden etkilenmis olabilir. Bu

kültürler ve milletler de Mıhellemilerden etkilenmis olabilir. Mıhellemilerin bir kısmı

zamanla Türklesmis ya da Süryanilesmis veya Kürtlesmis de olabilir. Aynı sekilde Türklerin,

Kürtlerin, Bizansların, Süryanilerin… bir kısmı Mıhellemilesmis de olabilir. Bu gayet

dogaldır zira burası Mezopotamya’dır. Dünyanın en eski yerlesim alanıdır. Kültürlerin

birbirini etkilemesi, birbirlerinden etkilenmesi kadar dogal bir sey olamaz. Ancak

unutulmasın ki bu bir istisnadır. stisnalar da genel kaideyi bozmaz. Yani belli birkaç aile

etkilenmisse bütün ailelilerin ya da bütün Mıhellemilerin Türklestigini, Kürtlestigini ya da

Süryanilestigini göstermez. Ya da Türklerin, Kürtlerin, Süryanilerin… Mıhellemi asıllı

oldugu anlamına gelmez. Aynı sekilde birkaç Türk, Kürt, Süryani… Ailenin de

Mıhellemilesmesi Mıhellemilerin Türk, Kürt veya Süryani asıllı oldugu anlamına gelmez.

Mıhellemilerin, Süryani asıllı oldugu görüsüne ayrı bir parantez açmak isterim.

Mıhellemilerin, Süryani asıllı olması asla mümkün degildir. Bu hususta da kaynak ve delil de

yoktur. Bu söylentiler, bazı kimselerin halk arasında mesnetsiz ve kaynaksız olarak ileri

sürdügü sifahane fikirlerdir. Mıhellemilerin bu kökenden olması mümkün degildir. Çünkü

Mıhellemilerin kullandıgı Arapça Kur’an-ı Kerim’e en yakın olan lehçelerden birisidir.

Kur’an-ı Kerim en fasih Arapça ile inmistir. Kur’an-ı Kerimin içinde Arapça dısında yabancı

bir kelime dahi yoktur. Kur’an-ı Kerimi anlamak için de mezhep sahipleri müctehidler,

âlimler, filologlar… eskiden bedevilerin yasadıgı çöllere gider orada fasih Arapçayı

ögrenirlerdi. Rivayete göre Arap olmasına ragmen Safii Mezhebinin kurucusu imam Safii, 11

yıl bu çöllerde bedevi kabilelerin arasında kalarak fasih Arapçayı ögrenmistir. Tarih

kitaplarında “beni hilal” kabilesini inceledigimizde bu kabilenin bedevi bir kabile oldugu ve

çöllerde yasadıgını görmekteyiz. Mıhallemiler, “beni hilal” kabilesinden geldiklerine göre

Kur’an-ı Kerime en yakın olan lehçelerden birisini kullanmalarına sasmamamız lazım.

Bugün hala Cezayir, Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde “beni hilal” kabilesine mensup

aileler yasmaktadır.(7) Bu ailelerin kullandıgı dil Mardinli Mıhellemilerin kullandıgı dil ile

aynı. Hac döneminde bu ülkelerden gelen hacılar ile bizim buradan giden mıhellemi hacılar

karsılastıklarında kendi dillerini yani Arapçayı konustuklarında çok rahat

anlasabilmektedirler. Bunu da bizzat yasayan ve anlatan mıhellemi hacılarımız mevcuttur.

Kur’an-ı Kerime en yakın bir dili konusanlar nasıl Süryani olacak? Ayrıca sonradan

Araplastıgı ve de Müslüman oldugu iddia edilen bir topluluk nasıl oluyor da Kur’ân’a en

yakın dili konusa biliyor?

Mıhellemiler, bu gün sadece Mardinde yasamıyor. Afrika’da, Fasta, Cezayir’de…

Yasamaktadırlar. Hala da aynı siveyi konusuyorlar. Eger Mardindeki mıhellemiler Süryani

olsaydılar diger bölgedeki “beni hilal” kabilesine mensup bu Araplarla aynı siveyi

konusabilirler miydi?

Türkiye de yasayan Müslüman olmus veya olmamıs Ermenileri, Yahudileri düsünün

yüzyıllardır bu topraklarda yasamalarına ragmen hala bir Türk gibi Türkçeyi konusamıyorlar.

Niye çünkü ana dilleri degil. Biz de yıllarca Avrupa’da yasamamıza ragmen bir türlü

Avrupalıların dilini onlar gibi kullanamıyoruz.

Bir kıyas yapacak olursak bütün bu milletler bu dilleri ana dilleri gibi konusamıyorlarsa

Süryani asıllı denilen bu mıhellemiler nasıl oluyor da Kur’ana en yakın Arapçayı

konusuyorlar?

Aynı sekilde nasıl oluyor da konustukları dilin için de bir tane Süryanice kelime geçmez.

Simdiki mıhellemiler ve babaları Süryanice bilmeyebilirler. Ama bunların dedeleri

dedelerinin dedeleri dahi Süryaniceyi bilmez. Böyle bir dili bildiklerine dahi hiçbir kalıntı ya

da söylenti yoktur. Bir dil 600 yılda kökten unutulur mu? Ya da 600 yılda bir dil o dilin

sahibinden daha iyi kullanabilinir mi?

Kaldı ki bir insan dinini degistirebilir dilini niye degistirsin ya da niye unutsun? Bugün

yeryüzünde milyonlarca insan dinini degistirmesine ragmen dilini muhafaza etmektedir.

Dolayısıyla bu iddia yanlıs bir iddiadır. Yanlıstan öte ben bu konuda da biraz bityenigi

arıyorum. Yıllar önce Kürt kardeslerimize siz ermeni asıllısınız daha önceki dininiz

Mecusilikti dediler onları bir seylere kıskırttılar. Simdi de mıhellemiler’e sizin aslınız

Süryaniydi dininiz de Hıristiyanlıktı deyip onların zihinlerini bulandırıyorlar.

Mıhellemilerin yasadıgı kefer hıvar, kefer allab, kefer nunip, derizbin, epse… gibi

köylerin eski yerlesim yeri oldugu dogrudur. Hatta Süryanicide “kefer”in anlamı köy oldugu

da dogrudur. Aynı zamanda bu köylerle baska köylerin Kartmin Manastırına 2. dara Kralı

Büyük Anestos tarafından bagıslandıgı da dogrudur. Ancak geçmiste yapılmıs bu bagısın

günümüzdeki Mıhellemilerin Süryani asıllı oldugu anlamına gelmez. Bu durum suna isaret

etmektedir: “ Mıhellemilerin yasadıgı bölge ve köyler çok eski bir yerlesim alanıdır. Bu

köylerin çogu eski köydür yasayanları da bu “diyarı Rabia, biladu’s- Sam” fethedilene kadar

Süryaniydi. Fetihlerle beraber Mıhellemiler buraya yerlestirildikten sonra da bu köylerin

içinde yasayanların kimisi Müslüman olmus, kimisi köyünü terk etmis, kimisi de aynı köyde

farklı inanca sahip olarak yasamıstır. Bu bölge ve köyler günümüzde de varlıgını aynı

isimlerle sürdürmektedir ki bu köylerin bazılarında mesala Hapisnasta hala Süryani

vatandaslar yasamaktadır. (8)

Osmanlının 1525 yılındaki arsivlerine baktıgımızda Mıhellemilerden “Müslüman

mıhallemi” cemaat diye söz edilmektedir. Bu belge de gösteriyor ki mıhellemiler Süryani

asıllı degildir. Basbakanlık Osmanlı arsivindeki 1526 ve 1567 tarihli 998 ve 1095 no’lu tahrir

defterleri ile kuyud’u kadime arsivi 96 ve 97 nolu defterlerde sırasıyla: Epse (Senköy), Etsel

(Midyat), Tafi (Tafo), Kefer Huvar (Gelinkaya), Deyrizbiyna (Acırlı), Surozbah (Çavuslu),

Kefer Allab (Yolbası)… Köyleri Müslüman mıhallemi cemaati olarak geçmektedir. Bu

köylerin isimleri Midyat ve çevre köyleri ile ilgili yapılan bir çalısmada elde edilmistir.

Mardin, Nusaybin, Batman, Savur, Cizre, Hasankeyf… ile ilgili bir çalısma yapılsa süphesiz

bu tahrir defterlerinde aynı bilgilere ulasılacaktır.

1526 yılındaki arsivlere göre Midyat’ta 26 köy mevcut. 16 Köy Gayr-ı Müslim, 9 köy

Müslüman, 1 köy Müslüman ve gayr-ı Müslim olmak üzere karısık yasamaktadır. 1567

arsivine göre ise Müslüman köy sayısı 26’ya çıkmıs. O tarihlerde en kalabalık mıhellemi köyü

60 hane ile Epse’ (Senköy)dir. Geri kalan bütün bu köylerin hepsi Derizbin (Acırlı) hariç 20

hanenin altındadır. (9)

Bu arsivden de anlasıldıgı gibi 600 yıl önce bu köylerde yasayanlar müslümandı ve Arap

asıllı mıhellemiydi. Günümüzde de Müslüman ve Arap asıllı bir mıhellemi köken hala bu

bölgede yasamaktadır.

Dolayısıyla mıhellemiler, köken olarak soyları Hz. Peygamberin de soyu olan Arap

Adnanilere dayanmaktadır. Kabile olarak da “beni hilal” kabilesine dayanmaktadır. Türk,

Kürt, Süryani oldukları iddiası ise yanlıs bir iddiadır.

Yazımı bir konuya dikkat çekerek bitirmek istiyorum. Bugün mıhellemi dilinin en büyük

sorunu az kullanıldıgından ve çocuklara ögretilmediginden dolayı yavas yavas unutulmaya

yüz tutmasıdır. Bunu söylerken ideolojik ya da etnik bir düsünceden dolayı bunu

söylemiyorum. Bir kültürün ve dilin unutulmaması ve de kaybolmaması için söylüyorum. Bu

dilin unutulmaması ve kaybolmamsı için anne babaların çocukları ile evde bu dili konusması

ve çocuklarına bu dili ögretmesi gerekir. Aksi bir durum Adana’da, stanbul’da, Ankara’da,

ya da yurdun bir baska sehrinde yasayan mıhellemi dilini unutacak, 50 yıl sonra bu sehirlerde

böyle bir dil ve kültür kalmayacaktır.

Cengâver ve güvenilir “mıhellemi, beni hilal” kabilesine en kalbi duygularla selam ve

sevgi ile…

Dipnotlar

1- Abdulgafur Efendi, Mardin Tarihi s.6, XVI Yüzyılda Mardin sancagı, s.7

2- Abdulgafur Efendi, Mardin Tarihi s.6

3- Diyanet slam Ansiklopedisi, c, 18, s, 15.

4- İhsan Çetin, Mardin Çevresi Arapları Mihalmiler ve Kökenleri, Kırkbudak Dergisi, sayı 8, s, 62.                                                          

5- İhsan Çetin, Mardin Çevresi Arapları Mihalmiler ve Kökenleri, Kırkbudak Dergisi, sayı 8, s, 62.

6- İhsan Çetin, Mardin Çevresi Arapları Mihalmiler ve Kökenleri, Kırkbudak Dergisi, sayı 8, s, 63.

7- Diyanet slam Ansiklopedisi, c, 18, s, 15.

8- Mehmet Salih Erpolat, Tapu-Tahrir Defterine Göre XVI. Yüzyılda Midyat.

9- Mehmet Salih Erpolat, Tapu-Tahrir Defterine Göre XVI. Yüzyılda Midyat.

 

KÖŞE YAZARI

M.ZEKİ UYANIK

 

"53" adet yorum yapılmış.
MEHMET ÇİFTÇİOĞLU 19:21
katkılarından dolayı ejdadımızı gerçek kimliğimizi araştırıp güzel yorumuyla bize sunan SAYIN ZEKİ HOCAMA teşkkürü bir borç bilip bende kefirhuvarlı olarak bizi mest etti başarılarının devamını diliyorum.....
ABDULLAH ÜNSAL 22:56
KİYMETLİ HOCAM ARAŞTIRMANIZDAN DOLAYI SİZİ CANI GÖNÜLDEN TEBRİK EDERİM GERÇEKTEN MÜKEMMEL BİR ARAŞTIRMA SONUCU BİZLERİ ADETA ZAMAN TÜNELİNE ALDIN GÖTÜRDÜN herşeyi yaşar gibi oldum herşeyi gözümün önünde canlandı canlandıkça heyecanlandım adeta o zamanı yaşar gibi oldum bana o heyecanı yaşattığın için sana teşekkür ederim bir fasa bir tunusa bir cezayire at sırtında o uçsuz buçaksız çölleri gezdim atım kah tökezledi kah ben serap ı gördüm kah haramilerle mucadele ettim kah yendim kah yenildim ama bir beni hilal kabilesi gibi cengaver gibi cengaverce savaştım hocam tekrar sana teşekkür ederim en az kökenimizin nereden geldiğini sayende öğrenmiş olduk inşallah gelinkaya hakkındada güzel bir araştırma yapar bizleri şimdi olduğu gibi mutlu edersin selam ve dua ile
ahmet atalay 17:27
bize bu konudaki fikirlerinizle bizi aydınlattığınız için teşekkür ederim hocam
DAVUT AKÇAY 21:53
Sayın müftüm araştımanız için ne kadar teşekkür etsek azdır.Yeni nesiller dilini öğrensin unutmasın.Belde belediyeleri bu konuda bir kaynak yayınlarlarsa önemli bir hizmet yapmış olurlar.
suleyman gunduz 00:41
dilimize sahip çıktığınız için teşekkurederim
DAVUT ÇELİK 18:13
sevgili hocam bu araştırmanızdan dolayı size çok teşekkür ederim gerçekten abdullah ünsal abinin dediği gibi zaman tüneline taa geçmiş asılara geri dönmüş oldum ve gerçekten çok duygulandım katkılarından dolayı herkese teşekkür ederim.
mahmut gökalp 23:13
yorumlarınız için teşekkürler,
Kemal Akkurt 00:44
Yaptiginiz arastirma icin Yihtiqen el Hafye ! Cok iyi ve guzel bir arastirma yaptigniz, zamaniz icin cok cok tesekurler. Avrupa da yasayan Mihellemiler ve Arap Mardinliler olarak 5 subat Hollanda Dunya Mehellemi Merdelli gunu organize yapiyoruz Herkes katilabilir ve Mardinden Suriye ve Lubnan dan davet ettimiz kisilerde bulanacak. Bilgi icin www.mehallami.eu Saygilarimla Kemal Akkurt La Tinsa Aslik La Tinsa Insalik La Tinsa Dinek !!!
m.zeki uyanık 10:24
Sevgili Hemşehrim Kemal Bey: Yazı ile ilgili yorumunuz ve Hollandaya davet teklifiniz için teşekkür ederim. böyle bir organizeye katılmak bizim için güzel olur. bana ulaşmak istiyorsanız mail adreslerimi veriyorum. mzeki47@mynet.com mzuyanik@hotmail.com Selam ve dua ile...
Abdullah 12:52
Zeki kardesim.Arastirmisin yazmissin tebrik edeim.Ama bu bigilerin cogunu 3-4 yil once yayinlanmis bir makaleden okumustum ve belliki o makaleden cok alinti yapmissin ama maalesef o makaleyi kaynak olarak gostermemissin.Kul hakkina girer DIKKAT !
ismail atalay 23:37
evet bende bu makaleyi daha önce okumuştum
mzeki47@mynet.com mzuyanik@hotmail.com 11:26
sevgili Abdullah ve İsmail: Yazıyı okuyup değerlendirdiğiniz için teşekkür ederim. Alıntı yapıp yazmadığım iddia ettiğiniz makalenin adını ve sahini yazarsanız sevinirim. Yararlandığım kaynakları yukarıda dipnotta gösterdim. Ancak sizin söylediğiniz tarzda yazının çoğunu alıp da göstermediğim kaynak yoktur. Yazının her satırında ve her cümlesinde araştırmam ve emeğim var. Dolayısıyla alıp da göstermediğim kaynağı söylerseniz ve hakkaten öyle bir şey varsa onu da düzeltmeye hazırım. Ancak bu dediğinizi göstermezseniz ya da ilgilenmezseniz üzülürüm. Şunu da söyleyim size: Sizin dediğiniz yazı benim daha önce yazdığım ve bu sitede de yer alan "midyatta yapılan mıhallemi sempozyumu üzerine" olmasın. Selam ve dua ile...
Aykut bahçe 15:49
bu konuya katkı sunan ender insan m.zeki uyanık beye teşekkürlerimi bir borç bilir, yazılarının devamını diliyorum
ömer uçar 16:11
çok güzel bir araştırma olmuş
ismail atalay 11:03
mardin valiliğinin sitesinde de benzer açıklama var aynısıdır demiyorum..Yine de böyle birşeyi araştırdığınız için teşekkürler
Abdullah 20:16
Ben Midyattaki Mıhallemi konferansına katılmıştım,Salih Erpolat ile ilgili belgelerden ilk söz eden Mıhellemi derneği başkanı oldu. Bir de Mıhellemilerin içinde Müslüman olan Süryani , Kürt ,türk vs dende söz etmişti.Ve süryanilerden çok tepki almıştı.
akademisyen 20:28
güzel kardeşim m.zeki uyanık !beni hilal dışındaki kabilelerin aslı yoktur diyorsun.ya sen nasıl elinde hiç bir yazılı kaynak olmadan böyle rahatça savurabiliyorsun.bana mıhallemilerin beni hilal olduğunun gösteren tek bir kaynak göstermediğin halde onları beni hilal ilan ettin. oysaki kürt olduklarına dair elimde onlarca belge var.
M.Zeki UYANIK 11:04
lütfen mıhalmilerin kürt olduğunu iddia ettiğin belgeleri tarayarak bizimle bu sitede paylaş. aynı zamanda adını ve ilçeni köyünü tam olarak yazmanı istirham ediyorum. hatta bu konuları konuşmaya davet ediyorum seni. benim bilgilerimi memet zeki uyanık sitesinden alabilirsiniz. selam ve dua ile
Rıdvan erdem 23:51
Yaptığınız araştırmalara teşekkür ederim en son söylediğiniz sözlere aynen katılıyorum çocuklarımız bu dili ve kültürü yaşatmalı selamlarımı iletirim
Engin Bedir 23:45
Hocam bu şüpheleri gideren ve aslımıza dair bilgileri açık ve derli toplu olarak ifade eden güzel çalışmanızdan ötürü teşekkür ederim, Allah c.c. ecrinizi gani gani versin. Zira iki yıl kadar önce Midyat'ta düzenlenen panelde kökenimizle ilgili zihinleri bulandıran epey bir değerlendirme yapılmıştı.
Engin Bedir 23:48
Bununla birlikte dilimizin yaşatılmasıyla ilgili endişelerinize aynıyla katılıyorum, neler yapabiliriz?
gülhan 23:11
çook güzel ve aydınlatıcı bir araştırma olmuş allah razı olsun.souruzbahlı:)
rıdvan yalcın 13:17
tesekkurler ederim hocam
yahya demirel 18:11
Değerli ilim adamı Zeki Hocama bu aydınlatıcı bilgilerden dolayı sonsuz teşekkürler. Allah razı olsun.
necat SOYDAŞ 18:59
aydınlatıcı ve bilinçlendirici bilgilerinizden dolayı teşekküler.
zekeriya göktekin kinderipli izmir 12:41
tüm çalışmalarınız için teşekkürler
Ercan\" muş hasköy \" 02:33
M.Zeki Uyanık çalışmalarınızdan dolayı sızı tebrik ediyoruz.
MUHAMMED TAHİR ÖRNEK 18:04
YAPTIĞINIZ ARAŞTIRMADAN DOLAYI SİZİ KUTLUYOR VE VERDİĞİNİZ BİLGİLERDEN DOLAYI SİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM .
münzeviler 02:55
sayın akademisyen madem elinde delillerin var neden yayınlamıyorsun. hatta ben şu küçük katkıda sadece mantıklı olarak bundan 60 yıl önce büyüklerimiz nusaybin ilçesinin arap olduğu söylerler. sakın oradaki ler kürtleşen araplar olmasın..bunlar sadece bildiklerimiz ya bilmediklerimiz ve hocacımızın ortaya koyduğu delillere ne diyeceksiniz
M.Zeki UYANIK 13:45
sevgili Münzevi: Sana cevap vermeden şunu sormak isterim. Acaba Münzevinin anlamını ve bu münzevi sıfatını kimlerin kullandığını bize yazabilir misin? Eğer benden delil istiyorsan bu sitedeki "Mardin Arapları Mıhallemilerin kökeni" adlı yazımı okuyabilirsin. Orada istediğin delilleri göreceksin.
münzeviler 01:55
sayın hocam öncelikle münzevinin anlamını sordunuz münzevi inzivaya çekilmiş anlamında.ikinci bir şey ben sizden delil istemedim.zaten ortaya koymuşsunuz.ben üst yazılarda akademisyen nick li kişiye cevaben yazdım..teşekkürler
Edip 17:49
Sevgili hocam size en temiz duygularımı sunar katkılarınızdan dolayı size teşşekür ederim.bir sualim olacaktı mardin merkezde oturan araplar mıhellemiye sayılıyorlarmı acaba teşekkürler
M.Zeki UYANIK 11:07
sevgili Münzeviler: Cevabın ve bilgilendirmen için teşekkür ederim. selam ve dua ile...
abdulvahap aksoy 00:41
sayın hocam öncelıkle bize verdıgınız bılkiden dolayı deşekkur ederım.bende mıhallemiyim.ve dediğiniz soyumuz beni hilaldan gelmiştir ve 600sene once tunusdan gelmişiz ..ve cok şükür islamın doşuşundan beri muslumanız....saygılarımla....
izzettin 14:15
sayın abiler araştırmanızdan dolayı çok mutlu oldum...Ayrıca bu yazıyı okurken benim aslımın nerden ve hangi kabileden geldiği konusunda bir hiç bir şüphem kalmadı ... ve bu araştırma uzun uğraşlar sonrasında elde edildiğini herkes apacık görmektedir emeği geçen herkese sonsuz teşşükürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum alla ikun meğ veled ıl asil ıtkunun emenıt alla
ihsan 14:58
Sevgili Zeki Uyanık. Kendi çapında bir araştırma yapmış ve yukarıdaki makaleyi yazmışsın, ancak bu makalende aktardığın bilgilerin çoğunu benim Kırkbudak Dergisi'nde yayımlanmış "Mardin Çevresi Arapları: Mıhalmiler ve Kökenleri" adlı makalemden almışsın. İsteyenler karşılaştırabilir. Giriş cümlesini biraz değiştirerek kendine maletmişsin, 4. dipnottaki sav benim makalemde geçiyor ama sen başkasına referansta bulunmuşsun, dipnot gösterdiklerinde ise yalnızca derginin adını yazmışsın. Bu derginin bir yazarı yok mu sence?
M.Zeki Uyanık 23:00
Sevgili İhsan ÇETİN: Öncelikle şunu şöyleyim Ramazan ayının yoğunluğundan dolayı ancak cevap yaza bildim. Özür dilerim. Yazıyı okuyup yorum yazdığın için teşekkür ederim. Bu yorumunda da bana bir takım serzenişlerde bulunmuşsun. Ancak şunu bilmeni isterim ki bu hayatta bu konuları konuşmak için tanışmak ve görmek istediğin insanların başında geliyordun. Ancak şu yorumlarından sonra benim için hiçbir anlamı ve değeri kalmadı. Zira bu cümlelerden önce bana ulaşmanı ya da yazdığın mesajın cevabını almanı beklerdim. Ben daha olgun bir İhsan Çetin tefekkür ediyordum. Yazdığın eleştirilerine gelince: 1- Giriş cümlesi benim diyorsun eğer Mardin, Midyat, Ömerli, Savur… Kelimeleri cümlemde geçiyor diye bunu söylüyorsan benim sana diyebileceğim bir şey yok. Ancak unutma ki konumuz buralarda yaşayan insanlardır. Bir de kocaman makalede sadece bir satırlık yazıdan mı ibaret. 2- 4. dipnotta geçen sav senin mesajını okuduktan sonra ben de baktım doğru senin makalende geçiyor. Benim gözümden kaçmış senin adını yazacağıma Salih ERPOLAT’a yazmışım. Ancak eğer makalenle yazıma iyi bakarsan neredeyse bire bir yazılmış ki dipnot olarak verilmiş. Böyle birebir yazılan bir yazı başkasına yazılmaz. Daha da ötesi başkasına yazacağıma kendime yazardım. Yanlışlıkla farklı isim yazıldı. Ama ben yanlışımı da kabul edecek olgunluktayım. Yakın zamanda sitedeki yazıda bunu düzelteceğim. 3- Derginin adını yazdın ama benim adımı yazmadın diyorsun öncelikle şunu bilmeni isterim ki bu kasıtlı bir şey değil. Yukarıya bakarsan Diyanet İslam Ansiklopedisinin de yazarını yazmadım. Sadece Ansiklopedinin ismini yazdım. Eğer ki kötü bir düşüncem olsaydı senin yazdığın o dergiyi de yazmazdım. Yazıya gazetecilikteki deyimle takla attırırdım hiçbir şey de hissetmezdin ve de söyleyemezdin. Ancak ben bu yazdıklarını hiç düşünmediğim için bunları yapmadım. Dedim ya hayalimdeki İhsan ÇETİN’i öldürdün. Onun için daha fazla bir şey yazmayacağım.
bilal kaya 16:56
mıhallemilerin tarihini gün yüzüne çıkardığı için m.zeki uyanık hocaya teşekkürler.....
ŞEMSETTİN 22:41
Araştırma ve yorumlarınız için sonsuz teşekkürler sn. hocam... Allah (c.c.) Yar ve yardımcınız olsun... tenkid ve negatif yorumlar sizi yıldırmasın, yolunuz açık olsun.
feyzi akbulut 16:00
mardin yeşilli arapı nerden gelmektedir onu anlamadım
murat demir 13:30
yaptıgınız bu araştırmadan başta size teşekürü borc bilidigimi bilmenizi isterim.ben mardin midyat cavuşlu köyündenim 25 yaşın da ve 1 yaşındayken yalova ya yerleşmiş ve şuan burdaki akrabalarımla belki 30 hane kadar varız köyde de akrabalar bulunmakta etkin kökümüzün kültürünü ve dilini kaybetmesi icin sizin le aynı görüşteyim ama aileler bu konuyla bilgilendiril miyor ama şunu bilinki bende evli bir mıhellemi arapı olarak tüm cocuklarıma dil lerini din lerini ve kültürlerini öreticem ..teşekürler ve saygılar dilerim bütün mıhellemi cemi etine..
a.rahim gezer 15:22
yapmış olduğunuz bu araştırmada müthiş bir kaynak elde ettiğinizi görmüş bulnmaktayım siz çok değerli hemşehrilerime teşekkürü bir borç biliyorum.çalışmalarınızın daha geniş ve gelişmiş bir durumda görmek isteğiyle ve dileğiyle saygılar.
SASON 20:51
bende batman sason arabiyim butun mardindeki kardeslerime slmlar.. cok guzel anlatmis bu yaziyi yazan ellerine saglik:) le tinsi aslek...
mıhelmi hısni 22:08
hasankeyf araplarına başta olmak üzere türkiyedeki tüm araplara (mıhelmi aşireti)ne slmların en güzeli gelsin.saygılar...
mehmet aksoy 18:21
benimde babam mardinli bini hilal kabilesine mensubum.ama şanlıurfa doğma büyüme .gerçekten dilimize sahip çıkmamız gerekir.akrabalarımızdan kopuk yaşıyorum.ne olurbirbirimizi bulalım.05448049797 sevgili akrabalarıma slmlr
abo zaid beni hilal 18:48
herkeze selam beni hilal aşireti çok cömert cok güçlü aynı zamanda çok akılıdır
yahya aksoy 18:51
tüm beni hilal aşiretini saygıla selamlarım
abo zaid beni hilal 20:10
akrabalarımla haster gidermeyi çok isterim 05439741753
veysi güneş,ömrli 10:42
benimde beni hilal kabilesinden gelmem gurur verci,sevgili akrabalarıma slam
bedri günaydın 13:43
tek kelimeyle muazzam
hacı davut ürünveren 19:50
ismin gibi zeki soyadın gibide tarihi keşfeden olduğundan dolağı seninle iftihar eden bir koylun ve arkadaşın h davut ürünveren olarak rabim seni ve senin gibileri şeytani insanlardan ve şar işlemekten kurusun yorumundan dolayı
hüseyin yılmaz 22:54
hocamıza bu onemlı konuda bızlerı aydınlattıgı ıcın tesekkur ederız
Mehmet selim keskin 23:57
öncelikle hepınıze selam we hocamıza tesekkurler ederım bu bılgılerı paylastığı ıcın bunu eklemek ıstıyorum dılımıze örf ve adetlerımıze sahıp cıkalım we hıc bırzaman aslımızı araplığımızı ınkar etmeyelım cocuklarımıza dılımızı oretelım bu konuda kürt kardeslerımızı ornek alalım sağlıcakla kalın lıhatırkın
Yorum Yapın
Öz Gelinkaya Unlu Mamülleri
DOLAR:
EURO :
GBP:   :