Bugünlerde Arap Diyarında/Mahalmi bölgesinde üzün kurutma işleri yapılıyor. Üzümlerin olgunlaşmasından sonra yapılan bu işlerin hazırlıkları kıştan başlar. Kıştan nasıl başlar? diye sorup merak edenler belki bilmezler.
Burada kurutulacak olan üzümlerin ilacı, kışın ısınmak amacıyla yakılan odun külünden yapılıyor. Kışın yakılan odun külleri titizlikle biriktirilir. Eskiden çamurdan yapılmış debdub adı verilen varil tarzında kapların içine konulan bu küller, mevsimi gelince büyük kazanlarda üzerleri suyla doldurulup, kaynatılırdı. Bu kaynayan kül suyu dinlendirilip “meşkelere” (keçi derisinden yapılmış kırbalara) veya tenekelere doldurulur üzüm harmanının yapılacağı bağa götürülürdü. Bağda kurulmuş olan “ıtfeye” adı verilen ateş ocağın üzerine yerleştirilmiş olan teneke veya büyükçe bir tencere içine doldurulan kül suyu kaynatılır. Bağdan toplanan kerkuşi, zeynebi, zeyti, karfoki, banitad, suvdeni gibi üzümler bu kaynayan suya “ ’ankut” yani salkım salkım batırılır sonra yan tarafa yerleştirilmiş söğüt dalından yapılmış “zembillere” konulur. Burada suyu süzülen üzümler “mıştah” adı verilen toprağı iyice düzeltilmiş harman yerine taşınıp küme küme yığılır. Daha sonra deneyimli biri tarafından bu kümelerdeki üzümler itina ile güneş görecekleri şekilde serilir.
Bugünlerde Arap Diyarında/Mahalmi bölgesinde üzün kurutma işleri yapılıyor. Üzümlerin olgunlaşmasından sonra yapılan bu işlerin hazırlıkları kıştan başlar. Kıştan nasıl başlar? diye sorup merak edenler belki bilmezler.
Burada kurutulacak olan üzümlerin ilacı, kışın ısınmak amacıyla yakılan odun külünden yapılıyor. Kışın yakılan odun külleri titizlikle biriktirilir. Eskiden çamurdan yapılmış debdub adı verilen varil tarzında kapların içine konulan bu küller, mevsimi gelince büyük kazanlarda üzerleri suyla doldurulup, kaynatılırdı. Bu kaynayan kül suyu dinlendirilip “meşkelere” (keçi derisinden yapılmış kırbalara) veya tenekelere doldurulur üzüm harmanının yapılacağı bağa götürülürdü. Bağda kurulmuş olan “ıtfeye” adı verilen ateş ocağın üzerine yerleştirilmiş olan teneke veya büyükçe bir tencere içine doldurulan kül suyu kaynatılır. Bağdan toplanan kerkuşi, zeynebi, zeyti, karfoki, banitad, suvdeni gibi üzümler bu kaynayan suya “ ’ankut” yani salkım salkım batırılır sonra yan tarafa yerleştirilmiş söğüt dalından yapılmış “zembillere” konulur. Burada suyu süzülen üzümler “mıştah” adı verilen toprağı iyice düzeltilmiş harman yerine taşınıp küme küme yığılır. Daha sonra deneyimli biri tarafından bu kümelerdeki üzümler itina ile güneş görecekleri şekilde serilir.



50-60 yıl önce misafir ikramı ve kız istemede tatlı olarak sunulan izbib (kuru üzüm) çok önemli bir ihtiyaçtı. Günümüzde kan yapıcı özelliği ve organik (doğal) tatlı olması nedeniyle önem teşkil eden bu kuru üzümler hala bölgemizde eski usullerle yapımı sürmektedir.