Mardin merkez ve ilçeleri genellikle İstanbul ve Ankara’yı tercih ederken köyler genellikle Adana’yı tercih etti.
Adanadaki Gelinkayalılar da bu köylerden göç edenlerdendir.
Midyat’ın en büyük köylerinden biri olan Gelinkayadan Adana’ya göç eden Gelinkayalılar Adana’da nüfusu en fazla olan maddi açıdan da en zengin olan Mardinlilerdir. Acizane benim de köyümdür bu Gelinkaya.
Adanadaki Mardinli Gelinkayalılar nüfus, iş, aş ve zenginlik açısından kendilerini kabul ettirmişler. Ama Adanadaki her Mardinli gibi Gelinkayalılar da siyasette sivil toplum kuruluşlarında bürokraside ... pek varlık gösteremediler hala da gösterememektedirler.
Bunun bir çok sebebi var ama en büyük sebebi şüphesiz Adana’ya gelen birinci kuşağın eğitimsiz oluşu ve bu Gelinkayalıların kendi aralarındaki çekişme ve siyasi mücadele ki bu da Adana da yapılan bir siyasi mücadele değildir.
Bilakis Adanada başlayıp oy taşıma yolu ile Mardin Gelinkayada biten bir mücadeledir. Ve bu mücadelenin ve çekişmenin maliyeti abartısız her seçim döneminde bir trilyon lira.
Seçimi kazanan taraf savaşı kazanmış ordu edası ile zaferini kutlarken seçimi kaybeden ise rövanşı almak için hemen seçimin arifesinde cephanesini pardon reyini hazırlamaya başlar.
Netice de bu mücadelenin bir kazananı olmuyor olmadı da zaten bu mücadeleyi de onlar başlatmadı babadan deden yadigar onlar da maazallah babaya dedeye layık olamayız da çarpılırız babından bu mücadeleyi ve kısır döngü çekişmesini Adana’ya taşımışlar.
Görünen o ki bitecek gibi de değil.
Bitirmek için mücadele edenler de pek itibar görmedi görmedikleri gibi ak saçlılar tarafından kendilerine köyün delisi ve davasına ihanet eden hain damgası vuruldu.
Bu çekişmenin Gelinkayalılara ve de Mardinlilere faturası ağır oldu. Çünkü Adanadaki Mardinlilerin nüfusu neredeyse şehrin üçte biri kadar ama bir kaç istisna hariç hiç bir mevki de bir Mardinli yok. Olanlar da hep kendi gayretleri ile gelmişlerdir.
Buna son vermek için Adanada Mardav kuruldu. Şimdi de kendi köyleri açısından buna son vermek için Gelinkayalılar bir dernek açıyorlar. Tabi bütün Gelinkayalılar değil bir kaç davasına hıyanet eden, kendi ifadeleri ile deli muamelesi gören , mevcut duruma karşı bayrak açan gönüllü kişiler.
Bu derneğin yelpazesini hizmet sınırları açısından eğitim, kültür, yardımlaşma... gibi unsurlarla geniş tutmuşlar. Her Gelinkayalıyı da bu güzel hizmete ortak olmaya çağırıyorlar. Biz de bu yazımız ile çorbada tuzumuz olsun dedik.
İyi şeylerin olacağına inanıyorum. Ama şunu da söyleyeyim. Şimdiden Gelinkayalı yeni jenerasyon ile ak saçlıların mücadelesini görüyorum.
Ak saçlılar yeni jenerasyonun deli olduğunu onlarda olmadığını ispat etmeye çalışacak.
Sonuç ne olur diye sormayın onu Mevlaya bırakalım.
Zira Mevla neylerse güzel eyler...
Köşe yazarı M. zeki uyanık