Mekanın cennet olsun şeyhim
Bir gönül insanı, bir maneviyat timsali şahsiyet daha Allah’ın rahmetine kavuştu. Mardin'in Midyat ilçesine bağlı Gelinkaya beldesinde ikamet eden bölgenin sevilen ve sayılan örnek şahsiyeti Şeyh Ömer İnnebuni terki diyar ederek ahirete intikal etti.
Sadece Gelinkayanın, Midyat’ın, Mardin’in değil bölgenin son âlimlerinden ve şeyhlerinden olan Şeyh Ömer her yönü ile örnek bir şahsiyet, bir din adamı, bir gönül insanı idi.
Dedelerine layık bir yaşam süren ilmi ile amil merhum çevresine sevenlerine bir kandil gibi ışık saçardı.
Onu yakından tanıyan herkes gibi ben de bir köylüsü olarak çocukluğumdan beri tanıdığım o ak sakallı, nur yüzlü mürşidi o sevecen şefkatli amcayı sevmiştim.
Çünkü onun yaşamı hep insanlara pozitif enerji veren bir yaşamdı, onun yüzü hep gülen bir yüzdü.
O, bu devrin insanı gibi değildi
O, din, iman nidaları ile milleti soyan insanlar gibi değildi.
Çünkü onun anlattığı ve yaşadığı İslamiyet korkutan, ürküten, bir İslami yaşam değildi. Bilakis herkesi kucaklayan ve dini insanlara sevdiren bir İslam’dı ki bu da bizzat Hz. Peygamberin tavsiye ettiği yaşam biçimiydi.
O, bize 21. yüzyılda pek alışık olmadığımız ve hasret kaldığımız asrısaadet insanları timsali bir din adamı portresi çiziyordu.
Merhumun luğatında, yaşam felsefesinde, maneviyat dünyasında, yalan, gıybet, dedikodu, iftira, kin, haset, siyeset… gibi kavramlara asla yer yoktu.
Gelinkayayı yakından tanıyanlar bilir ki Gelinkaya da siyaset çok çekişmeli, tartışmalı olur. Ve bu asırlardan gelen bir mücadeledir.
Ancak merhum hiçbir zaman bu çekişmelerin, bu tartışmaların ve kamplaşmaların içinde, yanında, tarafında olmamıştır. O hep tarafsız kalmış ve hiçbir zaman bir yöne meyletmemiştir ki hayatı boyunca da oy kullanmamıştır.
Evi, ziyareti nasıl köyün ortasında idiyse aynı şekilde kendisi de tarafsız bir mürşid olarak her iki tarafın yani köyün şeyhi olmuştur.
O kendisine getirilen bir hediyeye hediye ile karşılık verecek kadar zarif ama hediyesini almayanlardan hediye almayacak kadar örnek din adamıydı.
Merhum aynı zamanda Peygamber aşığıydı ki ömrü hayatında 53 defa hacca gitmiştir. Aynı zamanda 9 gözü görmeyen ama peygamber hasreti ile yanan kimseyi hacca götürmüştür.
Şeyh Ömer İnnebuni fakirlere yardım eder ama bundan da kimsenin kolay kolay haberi olmazdı.
Bölgenin son gönül insanı aynı zamanda 3 camiiyi inşa, 9 camiiye de minare yaptıracak kadar hizmet insanı idi. Ayrıca insan eğitimine de değer verdiğinden ve önemsediğinden bölgede okuyan öğrencilere eğitim bursu ve katkısı sağlamıştır.
O sadece köyümüzün şeyhi değildi bilakis o bölgenin her tarafında tanınan, sevilen, ziyaretine gelinen hayır duası alınan yörenin son şeyhiydi.
En son ve en uzun sohbetim 2 yıl önce bir yaz günü Gelinkayada ziyaretine gittiğimde olmuştu. Ben de bıraktığı intibah şuydu: Şeyh Ömer bu devrin insanı değildi. O, Hz. Peygamber dönemindeki örnek şahsiyetler sahabelere benziyordu. Çünkü o, çok mütevazı bir insandı, hayırdan başka bir söz etmiyordu. Haktan başka bir tavsiyede bulunmadı. O sanki Hz. Peygamberin: “Müminin yüzüne tebessümle bakmak sevaptır “ hadisini her daim yaşayan ve yaşatmaya çalışan bir din adamı edası ile hep yüzüme tebessüm ediyordu.
Cenazesine bölgenin her tarafından binlerce insanın gelmesi onun yörede ne kadar sevilen, sayılan ve hürmet edilen bir din adamı olduğuna delalet etmektedir. Onu tanıyan herkes ona dua etmekte, ruhuna fatihalar göndermekte, rahmet okumak ve iyi bir insan olduğuna şahadet etmektedir ki bizim inancımızda imanlı öldükten sonra 40 kişinin bir kişi hakkında iyi yönde şahadet etmesi o kişinin cennetlik bir insan olduğuna işaret etmektedir.
Yörenin son mürşidi kamil için değil 40 kişi 40 bin kişi de iyi yönde şahadet eder. Ne mutlu arkasından iyi intibah ve nam bırakan müminlere ki şeyh Ömer de bunlardan birisiydi.
Güle güle nev-i şahsına münhasır mürşit
Güle güle aksakallı nur yüzlü sevimli amca
Güle güle Halilbegilerin ve İsabegilerin ortak şeyleri
Güle güle bölgenin son mürşidi
Mekanın cennet olsun devrin son gönül insanı...
köşe yazarı
m zeki uyanık