Hayattan tat almayı bilen Midyatlılar sabah uyanıp köy pazarına giderler. Mevsimine göre, pazarda satılan; tamamen doğal yetişmiş taptaze ürünleri alırlar. Özellikle bu mevsimde yani sonbaharda gidenler; eşsiz mazruvna üzümünü, Midyat’a has olan mevsimin son salatalık (ter’uziy) ve kavunlarından (batteh), ince kabuğu ve ekşi tadıyla vazgeçilmez olan Savur domatesi, şeker hastalığına derman ballot adı verilen palamut, kendine özgü aroması olan alıç (‘ızran), bal tadında pekmezi (dıbs), köy süt (halib), yoğurt (hâshır) ve peyniri (cıbnê), ve Yeşilli’de (Rışmıl) yetişmiş maydanoz (bakdunıs), nane (nı’ne’), tere otu, semizotu (pırperê), fasulye, bamya ve nar (rımman) alırlar. Eve dönüş yolunda tandır ekmeğini (ıxbeys tannor) unutmazlar.
Arzu edenler fırına verdikleri za’hter adı verilen kekitli karışımı fırından alır eve giderler. Bu kekikli, susamlı, cevizli karışım yağla yoğrulup ince açılmış hamur üzerine pide şeklinde yayılıp fırına verilir. Hamuru pişince fırından çıkarılır. Arap ülkeleri ve özellikle Lübnan’da çok yaygın olan bu yemeğe mınekiş adı verilir.

İşte bu yiyeceklerle hazırlanmış kahvaltı sofrasında sıhhat bulursunuz. Çocukların kahvaltı sofrasındaki vazgeçilmezi pekmezli yoğurttur. Kahvaltıdan sonra çocuklar alıç (‘ızran) yemişiyle oyalanırken büyükler mazruvna üzümünü afiyetle yerler.
Öğle yemeğinde etli taze fasulye veya bamya yanında bulgur pilavı ile birlikte bol çeşitli yeşillik olur. İkindiye doğru; yerli kuru üzüm (izbib), pestil (hariyrê), ı’kuvdê (cevizli sucuk), kurutulmuş incir (qediydet), palamut (ballot), sac leblebisi (kızamê) ve karpuz çekirdeği (bızır zebeş) çerezlerinden biri veya birkaçı yenir.
